Suç Ve Ceza
Yayınevi: Antik Kitap
Editörün Notu
Suç ve Ceza, insan vicdanının en derin köşelerini araştıran dünya edebiyatının başyapıtlarından biri. Yoksulluktan öğrenimine devam edemeyen üniversite öğrencisi Raskolnikov, toplumun yararı için kuralların ve kanunların yok sayılabileceği düşüncesiyle, toplum içinde bir parazit, bir "bit" olarak saydığı tefeci kadını öldürüyor. Toplumu bir parazitten kurtarmak adına böyle bir olaya cesaret ettiğine kendisini inandırmaya çalışsa da, Raskolnikov vicdanının rahatsız edici sesinden bir türlü kurtulamıyor. Bu iç çatışma, romanın en güçlü dramatik unsuru. Fyodor Dostoyevski, bu cinayet ve kahramanın yaşadığı vicdan azabı çevresinde "suç" ve "ceza" kavramlarını derinlemesine tartışıyor. Raskolnikov'un ikilemleri ve iç çatışmalarından yola çıkarak insanoğlunun toplumsal, ahlaki ve dini değerlerini sorguluyor. Aynı sorgulamayı kendi içinde de farkında olmadan yapmaya başlayan okur, Raskolnikov üzerinden kendi yaşamını, düşüncelerini ve sahip olduğu değerleri irdelemeye başlıyor. Bu da romanı sıradan bir polisiyeden çok daha derin bir yere taşıyor. Bu kitap, Dostoyevski'nin Sibirya'daki cezaevinden döndükten sonra yazdığı, olgunluk döneminin ilk büyük romanı. Vicdan, suç ve ahlak üzerine derin sorular soran klasik edebiyatı seven okurlar için yazılmış.