Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Hicab  Örtünmenin Dini Ölçüleri

Hicab Örtünmenin Dini Ölçüleri

İslâm dini sadece cismani bir din olmadığı gibi sırf ruhani bir din de değildir. Bilakis ikisi arasında din ve dünya işlerini bir araya toplayan insani bir dindir. Ta­mamıyla insanın yaratılışına uygundur. Her ikisinden de yeterli ölçüde haz almıştır. Ruhi ve bedeni ihtiyaç­ları âdilâne bir şekilde uyumlu kılarak ruhu da aklı da hakikatleri idrak ile olgunluklarla doldurur. Beşerî te­mayülleri terbiye eder. Evet, İslâm, insanın doğuştan getirdiği fıtri arzula­rının hiçbirisini inkâr etmez. Bilakis itiraf eder. Hatta o ihtiyaçlarını meşru yoldan karşılaması için teşvik eder. Ama bunu yaparken eşref-i mahlûk olarak nitelediği insanın, şerefini ayaklar altına alacak süfli davranışlara meyletmesine engel olmak için bütün kapıları kapatır. İşte Müslüman hanımlara emredilen tesettür de bu tedbirlerin en başında yer alır. Çağdaş cahiliye mensuplarının çıplaklığı bir te­rakki olarak kabul edip, örtünmeyi gericilik, ilkellik olarak görmelerinin aksine İslâm’ın emretmiş olduğu örtünme, medenileşmenin bir sembolüdür. İnsanın doğuştan getirdiği saf ve temiz duygular; gerek ruhi ve gerekse bedeni ayıpların açığa çıkmasından tiksinir. Çıplaklığı güzellik olarak değerlendirmek doğrudan doğruya tabii zevk duygusunun körelmesinin ifade­sidir. Afrika’nın göbeğindeki ilkel insanlar da çıplak değil mi? Bu bölgelere İslâm girdiği an yaptığı ilk de­ğişiklik, medeniyetin ifadesi olarak çıplakları örtmek oluyor.
Yazar:Mustafa Kasadar
Sayfa Sayısı:176
Dil:Türkçe
Isbn:9786257895415
Boyut:13.5 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:08.10.2020
40 TL
25,20 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Hicab Örtünmenin Dini Ölçüleri
İslâm dini sadece cismani bir din olmadığı gibi sırf ruhani bir din de değildir. Bilakis ikisi arasında din ve dünya işlerini bir araya toplayan insani bir dindir. Ta­mamıyla insanın yaratılışına uygundur. Her ikisinden de yeterli ölçüde haz almıştır. Ruhi ve bedeni ihtiyaç­ları âdilâne bir şekilde uyumlu kılarak ruhu da aklı da hakikatleri idrak ile olgunluklarla doldurur. Beşerî te­mayülleri terbiye eder.
 
Evet, İslâm, insanın doğuştan getirdiği fıtri arzula­rının hiçbirisini inkâr etmez. Bilakis itiraf eder. Hatta o ihtiyaçlarını meşru yoldan karşılaması için teşvik eder. Ama bunu yaparken eşref-i mahlûk olarak nitelediği insanın, şerefini ayaklar altına alacak süfli davranışlara meyletmesine engel olmak için bütün kapıları kapatır. İşte Müslüman hanımlara emredilen tesettür de bu tedbirlerin en başında yer alır.
 
Çağdaş cahiliye mensuplarının çıplaklığı bir te­rakki olarak kabul edip, örtünmeyi gericilik, ilkellik olarak görmelerinin aksine İslâm’ın emretmiş olduğu örtünme, medenileşmenin bir sembolüdür. İnsanın doğuştan getirdiği saf ve temiz duygular; gerek ruhi ve gerekse bedeni ayıpların açığa çıkmasından tiksinir. Çıplaklığı güzellik olarak değerlendirmek doğrudan doğruya tabii zevk duygusunun körelmesinin ifade­sidir. Afrika’nın göbeğindeki ilkel insanlar da çıplak değil mi? Bu bölgelere İslâm girdiği an yaptığı ilk de­ğişiklik, medeniyetin ifadesi olarak çıplakları örtmek oluyor.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı