Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Surdaki İz  Diyarbakır Karaçi Çingeneleri

Surdaki İz Diyarbakır Karaçi Çingeneleri

Bu çalışma, güçsüz olanların yazılmamış ve yazılma ihtimali zayıf görünen tarihlerinin belirli bir kesitini tarihe geçirme düşüncesinin bir ürünüdür.Çalışmada, Türkiye’de yaşayan Çingene toplumunun bir alt grubu olan Karaçilerin pek fazla bilinmeyen, hatta ilgi de çekmeyen sosyal yaşantıları ve göçebelikten yerleşik düzene geçiş sürecinde karşılaştıkları temel sorunları zaman-mekân ölçeğinde ele alınmaktadır. Yüzyıllara varan bir zaman dilimindeki tarihe tanıklık edişleri grup üyelerinin kendi yaşam anlatılarında ortaya konulmaktadır. Karaçiler, içinde yaşadıkları toplumda çoğunluk nüfus tarafından öteki olarak görülmüştür. Ötekileştirmenin birey ve grup olarak verdiği tarifsiz acılar, ızdıraplar ve çaresizlikler, görüşme yapılan on dört on beş Karaçi’nin hayat öyküsünde dile getirilmektedir. Karaçiler, muhteviyatı olumsuz bir kavram olan Çingenelikle damgalanmakta ve dolayısıyla aşağılanmaktadırlar. Tahammül sınırlarının daha fazla zorlanmasıyla, Çingene toplumunda tahmin edilemeyecek büyüklükte anomik-patolojik bir doku oluşacağı muhakkaktır. Söz konusu patolojik doku, pimi çekilmiş ve patlamaya hazır bir bombaya benzetilebilir. Bu çalışmanın önemli özelliklerinden biri, Karaçilerde zaman-mekân bilinci ile biz ve öteki algısını, grubun çevrelerindeki geniş nüfus kitlesine bakışını doğrudan aktarmasıdır.
Yazar:Doç. Dr. Ahmet Cihan
Sayfa Sayısı:286
Dil:Türkçe
Isbn:9786056287
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:16.04.2018
220 TL
151,25 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Surdaki İz Diyarbakır Karaçi Çingeneleri
Bu çalışma, güçsüz olanların yazılmamış ve yazılma ihtimali zayıf görünen tarihlerinin belirli bir kesitini tarihe geçirme düşüncesinin bir ürünüdür.
Çalışmada, Türkiye’de yaşayan Çingene toplumunun bir alt grubu olan Karaçilerin pek fazla bilinmeyen, hatta ilgi de çekmeyen sosyal yaşantıları ve göçebelikten yerleşik düzene geçiş sürecinde karşılaştıkları temel sorunları zaman-mekân ölçeğinde ele alınmaktadır. Yüzyıllara varan bir zaman dilimindeki tarihe tanıklık edişleri grup üyelerinin kendi yaşam anlatılarında ortaya konulmaktadır.
 
Karaçiler, içinde yaşadıkları toplumda çoğunluk nüfus tarafından öteki olarak görülmüştür. Ötekileştirmenin birey ve grup olarak verdiği tarifsiz acılar, ızdıraplar ve çaresizlikler, görüşme yapılan on dört on beş Karaçi’nin hayat öyküsünde dile getirilmektedir. Karaçiler, muhteviyatı olumsuz bir kavram olan Çingenelikle damgalanmakta ve dolayısıyla aşağılanmaktadırlar. Tahammül sınırlarının daha fazla zorlanmasıyla, Çingene toplumunda tahmin edilemeyecek büyüklükte anomik-patolojik bir doku oluşacağı muhakkaktır. Söz konusu patolojik doku, pimi çekilmiş ve patlamaya hazır bir bombaya benzetilebilir.
 
Bu çalışmanın önemli özelliklerinden biri, Karaçilerde zaman-mekân bilinci ile biz ve öteki algısını, grubun çevrelerindeki geniş nüfus kitlesine bakışını doğrudan aktarmasıdır.

Son Gezdiğiniz Ürünler

Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı