Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Alışkanlık Gölgesinde Dini Hayat

Alışkanlık Gölgesinde Dini Hayat

Ahlaki davranış ve erdemleri alışkanlık haline getirmek olumludur. Çünkü bir insanın ahlaki bir davranışta bulunması için, bu davranışı yapıp yapmayacağına karar vermesine, sorgulamasına, bilinçli bir tercihte bulunmasına gerek yoktur. Zira erdemler, toplum tarafından beğenilen ve yapıldığında övülen davranışlardan oluşmaktadır. Ancak alışkanlık, dinî düşünce ve ibadet hayatı bağlamında düşünüldüğünde, zamanla, bilinç/şuur kaybolmakta, düşünülmeden yapılan hareketler haline gelebilmektedir. Farkındalık ve bilinç devre dışı kaldığında dinî düşünce ve yaşam biçimi yozlaşma belirtileri göstermektedir. Bu durumun sonucu olarak ibadetler bilinçsizce yapılan ritüellere dönüşmektedir.Alışkanlık ile şekillenen yaşam biçimi, günlük hayatın akışı içerisinde küçük günah olarak görülen bazı davranışların, pratikte dinî açıdan bir sakıncası yokmuş gibi algılanmasına sebep olmaktadır. Kişi, Kuran ve sünnet ışığında hayatını sürdürmek yerine, yaşadığı gibi inanmaya başladığı, kendisine özgü bir din algısı geliştirmektedir. Ayet ve hadisler, zayıf fetvaların kaynak kabul edildiği tevil ve zorlayıcı yorumlar ile gerçek anlamının ötesinde anlaşılmaktadır. Bu durum, Müslüman toplumu, itikadi açıdan vahim sonuçlar doğurabilecek noktalara götürmektedir. Atalar kültünün etkisinde babalarının dinini terk etmemenin mücadelesini veren Mekke müşriklerinin cahiliye anlayışı alışkanlık etkisiyle günümüzde de görülebilmektedir. Cahiliye alışkanlığının günümüz İslam toplumuna yansımaları, Din ile karşı karşıya gelen birtakım gelenekleri yaşatabilme mücadelesi şeklinde ortaya çıkmaktadır.
Yazar:Dr İsmail Çevik
Sayfa Sayısı:232
Dil:Türkçe
Isbn:9786057147134
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:07.11.2022
170 TL
143,65 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Alışkanlık Gölgesinde Dini Hayat
Ahlaki davranış ve erdemleri alışkanlık haline getirmek olumludur. Çünkü bir insanın ahlaki bir davranışta bulunması için, bu davranışı yapıp yapmayacağına karar vermesine, sorgulamasına, bilinçli bir tercihte bulunmasına gerek yoktur. Zira erdemler, toplum tarafından beğenilen ve yapıldığında övülen davranışlardan oluşmaktadır. Ancak alışkanlık, dinî düşünce ve ibadet hayatı bağlamında düşünüldüğünde, zamanla, bilinç/şuur kaybolmakta, düşünülmeden yapılan hareketler haline gelebilmektedir. Farkındalık ve bilinç devre dışı kaldığında dinî düşünce ve yaşam biçimi yozlaşma belirtileri göstermektedir. Bu durumun sonucu olarak ibadetler bilinçsizce yapılan ritüellere dönüşmektedir.
Alışkanlık ile şekillenen yaşam biçimi, günlük hayatın akışı içerisinde küçük günah olarak görülen bazı davranışların, pratikte dinî açıdan bir sakıncası yokmuş gibi algılanmasına sebep olmaktadır. Kişi, Kuran ve sünnet ışığında hayatını sürdürmek yerine, yaşadığı gibi inanmaya başladığı, kendisine özgü bir din algısı geliştirmektedir. Ayet ve hadisler, zayıf fetvaların kaynak kabul edildiği tevil ve zorlayıcı yorumlar ile gerçek anlamının ötesinde anlaşılmaktadır. Bu durum, Müslüman toplumu, itikadi açıdan vahim sonuçlar doğurabilecek noktalara götürmektedir. Atalar kültünün etkisinde babalarının dinini terk etmemenin mücadelesini veren Mekke müşriklerinin cahiliye anlayışı alışkanlık etkisiyle günümüzde de görülebilmektedir. Cahiliye alışkanlığının günümüz İslam toplumuna yansımaları, Din ile karşı karşıya gelen birtakım gelenekleri yaşatabilme mücadelesi şeklinde ortaya çıkmaktadır.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı