Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Claude Levi-Strauss - Laboratuvarda Bir Yaşam

Claude Levi-Strauss - Laboratuvarda Bir Yaşam

“İnsanlar biliyor ki Lévi-Strauss 20. yüzyılın en büyük entelektüel kahramanlarından birisidir.”–Philippe Descola“Lévi-Strauss büyüklerin sonuncusuydu, dünya çapında bir görüşe sahip büyük antropologların sonuncusuydu.”–Marshall SahlinsPatrick Wilcken’in biyografik eserinde, seyahat etmekten ve kaşiflerden nefret eden Lévi-Strauss’un Amazon’un en ücra noktalarındaki saha çalışmasından Nazi işgalindeki Fransa’da bir Yahudi olarak yaşamanın zorluklarına, savaş dönemi New York’unda bir mülteci olmaktan 1940’ların sonunda Paris’e dönüp Jean-Paul Sarte’la çatışmasına ve Lacan’dan Foucault’ya pek çok düşünürü derinden etkilediği hayatını takip ediyoruz. İlkel kabilelerin dünyasının hızla yok olduğu zamanlarda, Lévi-Strauss yalnızca Brezilya’da 90 kabile ve 15 dille karşılaşıyor. Modern bir monokültür egemenliğinden endişelenen Lévi-Strauss, insanlığın “kendi mirasını unutmasına ya da yok etmesine” izin vermeyip, geride bıraktığı eserlerle kültürel çeşitliliğin insan topluluklarını birbirinden yalıtan değil, birleştiren ilişkilerini gösteriyor.
Yazar:Patrick Wilcken
Çevirmen:Ali Atakay
Sayfa Sayısı:472
Dil:Türkçe
Isbn:9786254493645
Boyut:12 X 20 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:26.07.2021
195 TL
156,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Claude Levi-Strauss - Laboratuvarda Bir Yaşam
“İnsanlar biliyor ki Lévi-Strauss 20. yüzyılın en büyük entelektüel kahramanlarından birisidir.”
–Philippe Descola
“Lévi-Strauss büyüklerin sonuncusuydu, dünya çapında bir görüşe sahip büyük antropologların sonuncusuydu.”
–Marshall Sahlins
Patrick Wilcken’in biyografik eserinde, seyahat etmekten ve kaşiflerden nefret eden Lévi-Strauss’un Amazon’un en ücra noktalarındaki saha çalışmasından Nazi işgalindeki Fransa’da bir Yahudi olarak yaşamanın zorluklarına, savaş dönemi New York’unda bir mülteci olmaktan 1940’ların sonunda Paris’e dönüp Jean-Paul Sarte’la çatışmasına ve Lacan’dan Foucault’ya pek çok düşünürü derinden etkilediği hayatını takip ediyoruz. 
İlkel kabilelerin dünyasının hızla yok olduğu zamanlarda, Lévi-Strauss yalnızca Brezilya’da 90 kabile ve 15 dille karşılaşıyor. Modern bir monokültür egemenliğinden endişelenen Lévi-Strauss, insanlığın “kendi mirasını unutmasına ya da yok etmesine” izin vermeyip, geride bıraktığı eserlerle kültürel çeşitliliğin insan topluluklarını birbirinden yalıtan değil, birleştiren ilişkilerini gösteriyor.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı