Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
İnsan Doğası Üzerine

İnsan Doğası Üzerine

Kant´ın en değer verdiği öğrencisi ve Nietzsche düşünüşünün şekillenmesinde önemli bir faktör olan Arthur Schopenhauer çalışmalarını "Tüm bilgiler bizim dünyada edindiğimiz tecrübelerden kaynaklanır fakat bizim tecrübelerimiz esas olarak sübjektiftir ve kendi zihnimiz tarafından şekillendirilmiştir taraflı ve önyargılıdır. Bu sebeple gerçek bizim istemimizin uzantısından başka bir şey değildir" görüşünü temel alarak sürdürmüştür. Bu denemede Schopehauer insan tabiatına bakışını sunuyor bize... Hem de hayli kötümser bir bakış açısı bu. Çünkü Schopenhauer arzunun insanı acıya götürdüğünü ve geçici de olsa bir rahatlamaya giden tek yolun arzularımızdan vazgeçmekle olacağını savunan bir Budistin gözleriyle bakıyor yaşama. Yine burada filozof devlet gibi insan eliyle oluşturulan kurumları insanlığın özgür istem ve yüksek bir karakter ile ahlak anlayışı gibi ideallerini mercek altına alıyor. Ve onların altında yatan bir gerçeği kaderci bir itkinin kültürü zorbalık ile anarşinin sınırlarında çok az yerde mola vererek oradan oraya dolaştırdığını ortaya çıkarıyor.
Yazar:Arthur Schopenhauer
Sayfa Sayısı:144
Dil:Türkçe
Isbn:9786059870511
Boyut:14 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:01.10.2015
11,11 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
İnsan Doğası Üzerine
Kant´ın en değer verdiği öğrencisi ve Nietzsche düşünüşünün şekillenmesinde önemli bir faktör olan Arthur Schopenhauer çalışmalarını "Tüm bilgiler bizim dünyada edindiğimiz tecrübelerden kaynaklanır fakat bizim tecrübelerimiz esas olarak sübjektiftir ve kendi zihnimiz tarafından şekillendirilmiştir taraflı ve önyargılıdır. Bu sebeple gerçek bizim istemimizin uzantısından başka bir şey değildir" görüşünü temel alarak sürdürmüştür. Bu denemede Schopehauer insan tabiatına bakışını sunuyor bize... Hem de hayli kötümser bir bakış açısı bu. Çünkü Schopenhauer arzunun insanı acıya götürdüğünü ve geçici de olsa bir rahatlamaya giden tek yolun arzularımızdan vazgeçmekle olacağını savunan bir Budistin gözleriyle bakıyor yaşama. Yine burada filozof devlet gibi insan eliyle oluşturulan kurumları insanlığın özgür istem ve yüksek bir karakter ile ahlak anlayışı gibi ideallerini mercek altına alıyor. Ve onların altında yatan bir gerçeği kaderci bir itkinin kültürü zorbalık ile anarşinin sınırlarında çok az yerde mola vererek oradan oraya dolaştırdığını ortaya çıkarıyor.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı