Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Anadolu'da Bir Sosyalist Şeyh Bedrettin

Anadolu'da Bir Sosyalist Şeyh Bedrettin

Atlar bakımlı ve nalları yeniydi…Say ki; bu diri atlar, sadece bu yolculuk için yaratılmışlar ve bir daha da asla hiçbir yerde olmayacaklardı… Böylesi atlar bir daha da şu yeryüzüne hiç gelemeyecekti. Gören gözler bir daha böylesine güçlü, böylesine ihtişamlı atlara şahitlik edemeyecekti. İşte o şahitliğe meydan vermemek adına, böylesi kapkara bir gecede oluyordu ne oluyorsa. Sahipsizdiler, her hangi bir kudretin onlara sahip olabileceği tasavvur edilemezdi…Gergin bir yaydan, hedefine iyice nişan alınarak fırlatılmış ok gibiydi atlar… Dar, taşlı ve yer yer balçıklı orman yoluna aldırmaksızın hiç hız kesmeden, karınları yere değerekten dört nala menzile akıyorlardı.Ağızları köpürmüş, sırılsıklam ter içinde kalmıştı tekmil azaları. Kara yeleleri biteviye, bir birine karışarak savruluyordu… Sert, kalın baldırları bileklerine doğru inceliyor ve toynaklarının üzeri kara, uzun, terli kıllarla kaplıydı. Dört bacaklarının dördüne ve karınlarına, koşum takımlarına kara, vıcık vıcık balçık serpilmişti… Sıvanmış gibi değil de püskürtülmüş gibi düzensiz bulaşmıştı balçık…
Yazar:Birol Öztürk
Sayfa Sayısı:235
Dil:Türkçe
Isbn:9786055248413
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:01.07.2013
9,17 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Anadolu'da Bir Sosyalist Şeyh Bedrettin
Atlar bakımlı ve nalları yeniydi…

Say ki; bu diri atlar, sadece bu yolculuk için yaratılmışlar ve bir daha da asla hiçbir yerde olmayacaklardı… Böylesi atlar bir daha da şu yeryüzüne hiç gelemeyecekti. Gören gözler bir daha böylesine güçlü, böylesine ihtişamlı atlara şahitlik edemeyecekti. İşte o şahitliğe meydan vermemek adına, böylesi kapkara bir gecede oluyordu ne oluyorsa. Sahipsizdiler, her hangi bir kudretin onlara sahip olabileceği tasavvur edilemezdi…

Gergin bir yaydan, hedefine iyice nişan alınarak fırlatılmış ok gibiydi atlar… Dar, taşlı ve yer yer balçıklı orman yoluna aldırmaksızın hiç hız kesmeden, karınları yere değerekten dört nala menzile akıyorlardı.

Ağızları köpürmüş, sırılsıklam ter içinde kalmıştı tekmil azaları. Kara yeleleri biteviye, bir birine karışarak savruluyordu… Sert, kalın baldırları bileklerine doğru inceliyor ve toynaklarının üzeri kara, uzun, terli kıllarla kaplıydı. Dört bacaklarının dördüne ve karınlarına, koşum takımlarına kara, vıcık vıcık balçık serpilmişti… Sıvanmış gibi değil de püskürtülmüş gibi düzensiz bulaşmıştı balçık…
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı