Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Edep Çiçeği

Edep Çiçeği

Birbirine taban tabana zıt iki yürek... Biri aşkı dokunuştan ibaret sanıyor, diğeri dokunmadan aşkı yaşıyor.Bir arada olmaları imkânsız çünkü BİRİ DOĞARKEN DİĞERİ BA TİYOR.Aşk neydi maşuk için? Eline bir kadeh alıp semaya bakarak hayal kurmak mı,yoksa teheccüt namazını eda edince elini semaya kaldırıp, hayal ettiğin kişiye duâ etmek mi?Yoksa Allah'ın sevgisini kaybetmemek için uzaktan sevmek miydi? Onu hatırladığında gül kokardı hayalleri.Elini tutmadan atardı yüreği ve yüreği çarptıkça titrerdi umutları. Hiç el ele tutuşmamışlardı, uzun uzun bakışmamış, konuşmamışlardı belki. Ama beklerdi onu... Gün boyu oruç tutup, ezanın ilk sesini duyduğu anki gibi hevesle ve sabırla beklerdi yollarım.Mesela çatık kaşlarının ona nasıl da güzel bir hava kattığını bilemeyecekti hiçbir zaman.Sesinin, yüreğinin ritmini bozduğunu, varlığının tatlı bir mahcupluğa sebep olduğunu bilmeyeceği gibi.Onun geleceğini duyduğu vakit, heyecandan uyuyamadığı gece uykularını.Her telefon sesinde yerinden sıçramasını da. dokunuşundan evvel, sesinden etkilenip bağlanmasını da...Uzakken yakın, yakınken en uzak kişi olmaktı belki aşk. Ezan okununca hissettiği manada saklıydı tutkuları.Eli semaya kalkınca bir köşeye sıkıştırdığı adına sır sürmekti belki umutları.Fatih'in İstanbul'u fethederken duyduğu coşkuyu duymaktı belki de sinesinde.Aşk neydi maşuk için, sevip de dokunamamak mıydı? Dokunup da, sevememek mi?
Yazar:Müjde Aklanoğlu
Sayfa Sayısı:344
Dil:Türkçe
Isbn:9786056847233
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:01.01.2018
170 TL
116,88 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Edep Çiçeği
Birbirine taban tabana zıt iki yürek... Biri aşkı dokunuştan ibaret sanıyor, diğeri dokunmadan aşkı yaşıyor.
Bir arada olmaları imkânsız çünkü BİRİ DOĞARKEN DİĞERİ BA TİYOR.
Aşk neydi maşuk için? Eline bir kadeh alıp semaya bakarak hayal kurmak mı,
yoksa teheccüt namazını eda edince elini semaya kaldırıp, hayal ettiğin kişiye duâ etmek mi?
Yoksa Allah'ın sevgisini kaybetmemek için uzaktan sevmek miydi? Onu hatırladığında gül kokardı hayalleri.
Elini tutmadan atardı yüreği ve yüreği çarptıkça titrerdi umutları. Hiç el ele tutuşmamışlardı, uzun uzun bakışmamış, konuşmamışlardı belki. Ama beklerdi onu... Gün boyu oruç tutup, ezanın ilk sesini duyduğu anki gibi hevesle ve sabırla beklerdi yollarım.
Mesela çatık kaşlarının ona nasıl da güzel bir hava kattığını bilemeyecekti hiçbir zaman.
Sesinin, yüreğinin ritmini bozduğunu, varlığının tatlı bir mahcupluğa sebep olduğunu bilmeyeceği gibi.
Onun geleceğini duyduğu vakit, heyecandan uyuyamadığı gece uykularını.
Her telefon sesinde yerinden sıçramasını da. dokunuşundan evvel, sesinden etkilenip bağlanmasını da...
Uzakken yakın, yakınken en uzak kişi olmaktı belki aşk. Ezan okununca hissettiği manada saklıydı tutkuları.
Eli semaya kalkınca bir köşeye sıkıştırdığı adına sır sürmekti belki umutları.
Fatih'in İstanbul'u fethederken duyduğu coşkuyu duymaktı belki de sinesinde.
Aşk neydi maşuk için, sevip de dokunamamak mıydı? Dokunup da, sevememek mi?
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı