Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Vak‘atu Sıffin  Sıffin Savaşı

Vak‘atu Sıffin Sıffin Savaşı

Muhammed b. Ali b. Ebî Tâlib meydanda Ubeydullah b. Ömer b. el-Hattâb’ın karşısına çıktı. Bunun üzerine Ali oğlu Muhammed’i çağırdı ve onu engelleyerek Ubeydullah’a, “Seninle ben vuruşacağım,” dedi. Ubeydullah: “Seninle düello yapmaya ihtiyaç yok,” dedi ve geri çekildi. Muhammed: “Ey babam! Bu fâsığa, alçak ve Allah düşmanına karşı bizzat sen nasıl çıkarsın? Vallahi babası (Ömer) bile seninle mübarezeye çıkmak istese ona karşı bile çıkmanı münasip görmezdim,” deyince Ali: “Oğlum, onun [babası (Ömer) hakkında kötü söz söyleme] ancak hayır söyle, Allah ona rahmet etsin,” diye karşılık verdi.… Adam, “Ben ailemi bırakıp çıktığımda hak üzere olduğumuza ve hasımlarımızın dalalette olduklarına inanıyordum. Ben bu kanaat üzere olmaya devam ettim. Ancak, bu sabah olduğunda bizim müezzinimiz namaz için çağrıda bulundu, şehadet kelimesiyle Allah’tan başka ilah olmadığını ve Muhammed’in Allah’ın kulu ve elçisi olduğunu bildirdi. Onların müezzini de aynısını söyledi. Sonra namaz kılındı. Biz de onlar da aynı namazı kıldık, aynı davette bulunduk ve aynı kitabı okuduk. Aynı Peygamber’e de inanıyoruz,” dedi.… “Sıffîn’de (iki taraftan) insanların kellelerinin atıldığı ve kelleler tepesi olarak adlandırılan bir tepe vardı.”… Bir genç, “Ben sizinle savaşacağım. Zira bana anlatıldığına göre sizin lideriniz (Ali) namaz kılmaz, sizler de namaz kılmazmışsınız ve lideriniz halifemizi (Osman) öldürdü. Siz de ona yardım ettiniz,” dedi.
Yazar:Minkari
Çevirmen:Cemaleddin Saylık
Sayfa Sayısı:492
Dil:Türkçe
Isbn:9786059281638
Boyut:14.5 X 23 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:16.01.2018
620 TL
496,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Vak‘atu Sıffin Sıffin Savaşı
Muhammed b. Ali b. Ebî Tâlib meydanda Ubeydullah b. Ömer b. el-Hattâb’ın karşısına çıktı. Bunun üzerine Ali oğlu Muhammed’i çağırdı ve onu engelleyerek Ubeydullah’a, “Seninle ben vuruşacağım,” dedi. Ubeydullah: “Seninle düello yapmaya ihtiyaç yok,” dedi ve geri çekildi. Muhammed: “Ey babam! Bu fâsığa, alçak ve Allah düşmanına karşı bizzat sen nasıl çıkarsın? Vallahi babası (Ömer) bile seninle mübarezeye çıkmak istese ona karşı bile çıkmanı münasip görmezdim,” deyince Ali: “Oğlum, onun [babası (Ömer) hakkında kötü söz söyleme] ancak hayır söyle, Allah ona rahmet etsin,” diye karşılık verdi.
… Adam, “Ben ailemi bırakıp çıktığımda hak üzere olduğumuza ve hasımlarımızın dalalette olduklarına inanıyordum. Ben bu kanaat üzere olmaya devam ettim. Ancak, bu sabah olduğunda bizim müezzinimiz namaz için çağrıda bulundu, şehadet kelimesiyle Allah’tan başka ilah olmadığını ve Muhammed’in Allah’ın kulu ve elçisi olduğunu bildirdi. Onların müezzini de aynısını söyledi. Sonra namaz kılındı. Biz de onlar da aynı namazı kıldık, aynı davette bulunduk ve aynı kitabı okuduk. Aynı Peygamber’e de inanıyoruz,” dedi.
… “Sıffîn’de (iki taraftan) insanların kellelerinin atıldığı ve kelleler tepesi olarak adlandırılan bir tepe vardı.”
… Bir genç, “Ben sizinle savaşacağım. Zira bana anlatıldığına göre sizin lideriniz (Ali) namaz kılmaz, sizler de namaz kılmazmışsınız ve lideriniz halifemizi (Osman) öldürdü. Siz de ona yardım ettiniz,” dedi.

Son Gezdiğiniz Ürünler

Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı