Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Bir Başına

Bir Başına

Bir başına yaşayanların başarı sebepleri. Dünyaca ünlü psikanalist Anthony Storr 'yalnız" insanları inceledi.Bu kitapta Anthony Storr, mutluluğun tek anahtarının kişisel ilişkilerdeki başarıdan geçtiği yaygın tezini çürütüyor. Hücre hapsi gibi dayatılmış hallerde hayatta kalmak, idealleri sürdürmek için hayal gücünü, emeği, zamanı iyi kullanabilmek bir başınalığı kucaklamakla başlıyor. Birçok büyük sanatçı bir başına kalarak üretmiş; çocukluklarında eziyet gören bazı şair ve yazarlar ileriki yaşlarında bir başına yaratıcılıkta huzur bulmuşlar; azizler, peygamberler ağaç altlarında, dağlarda, mağaralarda inzivaya çekilmişler; kimileri de siyasi sebeplerden atıldıkları pislik içindeki hücrelerde şiir okumuşlar, hayalî yürüyüşlere çıkmışlar da öyle delirmemişler. Tanpınar’ın “başım sükûtu öğüten / uçsuz bucaksız değirmen’ diye nitelendirdiği o sonsuzluk, o okyanus halini Dickens çok iyi bilip yaşamış da, Freud neden anlayamamış? Wagner’in vicdansız, Strauss’un bencil, Strindberg’in kadın düşmanı olmalarının kulisinde neler varmış? Okuyunca, ‘Goya’ gibi iradeye dönüşebilirsiniz.
Orijinal Adı:Solitude
Yazar:Anthony Storr
Çevirmen:Yusuf Eradam
Sayfa Sayısı:248
Dil:Türkçe
Isbn:9786054279241
Boyut:13.5 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:02.12.2011
10,19 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Bir Başına
Bir başına yaşayanların başarı sebepleri. Dünyaca ünlü psikanalist Anthony Storr 'yalnız" insanları inceledi.
Bu kitapta Anthony Storr, mutluluğun tek anahtarının kişisel ilişkilerdeki başarıdan geçtiği yaygın tezini çürütüyor. Hücre hapsi gibi dayatılmış hallerde hayatta kalmak, idealleri sürdürmek için hayal gücünü, emeği, zamanı iyi kullanabilmek bir başınalığı kucaklamakla başlıyor. Birçok büyük sanatçı bir başına kalarak üretmiş; çocukluklarında eziyet gören bazı şair ve yazarlar ileriki yaşlarında bir başına yaratıcılıkta huzur bulmuşlar; azizler, peygamberler ağaç altlarında, dağlarda, mağaralarda inzivaya çekilmişler; kimileri de siyasi sebeplerden atıldıkları pislik içindeki hücrelerde şiir okumuşlar, hayalî yürüyüşlere çıkmışlar da öyle delirmemişler. Tanpınar’ın “başım sükûtu öğüten / uçsuz bucaksız değirmen’ diye nitelendirdiği o sonsuzluk, o okyanus halini Dickens çok iyi bilip yaşamış da, Freud neden anlayamamış? Wagner’in vicdansız, Strauss’un bencil, Strindberg’in kadın düşmanı olmalarının kulisinde neler varmış? Okuyunca, ‘Goya’ gibi iradeye dönüşebilirsiniz.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı