Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Vurulan Atların Neşesiyle

Vurulan Atların Neşesiyle

Oğulcan Özkan, 1998 yılında İstanbul’da doğdu. Sosyoloji okudu. Şiir çalışıyor. İkinci Yeni'den ve İbrahim Metin'in daha sonra "Gramer Kırımı" olarak kavramsallaştırılacak yapısöküm çalışmalarından etkilendi. Rüya'nın bilincine ve toplumsal yaşamın akıntılarına batıp çıkan şiirler yazdı.Vurulan Atların Neşesiyle adlı ilk şiir kitabı, Arion Yayınevi aracılığıyla okurunun karşına çıkıyor.“geniş sokaklar kentin kalanından utanıyor. sana uzun soluklu bir koşu yazılıyor. bahçeleri ovalar olan:gecenin nevresimine düşen kızsın, yüzünü mumlar öper. uzak yerlerden heybetli adamlar, bebe yağları ve dalinler taşır kamyonlarıyla sana. karanlık okşayarak sürer nemini. bedenin eskimez bir yeridir alemin. bitmez seferlerini karanın, denizlerin, büyük motorların rekabetini yapar. bütün canlılığın ölümden devraldığı bir çığlık var. kuş sürüleri ayrılmış seninse kulaklarına. uyanınca aynalara şarkılar söyleyebilirsin. gösterebilirsin beş kez fırçaladığın dişlerini. ve otuz yaşında bile tutabilirsin annenin elini. yollara çıkıp göller görebilirsin. pasaportlar savunur seni. adamlar seversin. bunu ben nasıl yazayım.kolunda altın bileklik, yakan derin sökük, koyu ve mavi. boy aynaları ve boy aynaları tekrar. baktıkça çoğaltıyor güzelliğini. dar bir evi utandırıyor.”
Yazar:Oğulcan Özkan
Sayfa Sayısı:152
Dil:Türkçe
Isbn:9786059366625
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:18.03.2024
120 TL
96,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Vurulan Atların Neşesiyle
Oğulcan Özkan, 1998 yılında İstanbul’da doğdu. Sosyoloji okudu. Şiir çalışıyor. İkinci Yeni'den ve İbrahim Metin'in daha sonra "Gramer Kırımı" olarak kavramsallaştırılacak yapısöküm çalışmalarından etkilendi. Rüya'nın bilincine ve toplumsal yaşamın akıntılarına batıp çıkan şiirler yazdı.
Vurulan Atların Neşesiyle adlı ilk şiir kitabı, Arion Yayınevi aracılığıyla okurunun karşına çıkıyor.


“geniş sokaklar kentin kalanından utanıyor. sana uzun soluklu bir koşu yazılıyor. bahçeleri ovalar olan:

gecenin nevresimine düşen kızsın, yüzünü mumlar öper. uzak yerlerden heybetli adamlar, bebe yağları ve dalinler taşır kamyonlarıyla sana. karanlık okşayarak sürer nemini. bedenin eskimez bir yeridir alemin. bitmez seferlerini karanın, denizlerin, büyük motorların rekabetini yapar. bütün canlılığın ölümden devraldığı bir çığlık var. kuş sürüleri ayrılmış seninse kulaklarına. uyanınca aynalara şarkılar söyleyebilirsin. gösterebilirsin beş kez fırçaladığın dişlerini. ve otuz yaşında bile tutabilirsin annenin elini. yollara çıkıp göller görebilirsin. pasaportlar savunur seni. adamlar seversin. bunu ben nasıl yazayım.

kolunda altın bileklik, yakan derin sökük, koyu ve mavi. boy aynaları ve boy aynaları tekrar. baktıkça çoğaltıyor güzelliğini. dar bir evi utandırıyor.”
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı