Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Türkiye Nasıl Doğdu

Türkiye Nasıl Doğdu

Ülkemizde büyük tartışmalara yol açan Bozkurt'un yazarı olarak bilinen H.C. Armstrong'un, 1915 Nisan'ında İngiliz ordusunda savunma subayı olarak görev yaptığı Bağdat yakınlarında Türk ordusuna esir düştüğü günden, Lozan antlaşmasının imzalandığı 1923 ortalarına kadar yaşadıkları ve gördüklerini anlattığı önemli bir eser. Armstrong, bu süre içerisinde, İstanbul'da İngiltere olağanüstü komiserliği yardımcılığı ve ateşemiliterliği ile müttefik orduları başkomutanlığı jandarma müfettişliği gibi stratejik görevlerde bulundu. Bütün bu görevleri sırasında yaşadıkları ve gözlemlediği olayları görünüşleriyle olduğu kadar, iç dinamikleriyle de gören yazar, kendi değer yargılarıyla olaylara ilişkin çok önemli tespitlerde bulunuyor.1923 ortalarında ülkesine dönerken "eskiden olduğu gibi, yine muktedir adamlardan oluşan bir oligarşinin, itaatkar ve sakin halkını yönettiği Türkiye'ye 1916'da mağlup ve korumasız gelmiş, bu sefer de mağlubiyet ve hayal kırıklığı içinde yine korumasız çıkıp gidiyorum" diyen yazarın hayatı boyunca Türkiye'ye ilgisi sürüp gitmiştir.
Yazar:H. C. Armstrong
Sayfa Sayısı:168
Dil:Türkçe
Isbn:9789757336025
Boyut:13.5 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:1. Hm. Kağıt
0 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Türkiye Nasıl Doğdu
Ülkemizde büyük tartışmalara yol açan Bozkurt'un yazarı olarak bilinen H.C. Armstrong'un, 1915 Nisan'ında İngiliz ordusunda savunma subayı olarak görev yaptığı Bağdat yakınlarında Türk ordusuna esir düştüğü günden, Lozan antlaşmasının imzalandığı 1923 ortalarına kadar yaşadıkları ve gördüklerini anlattığı önemli bir eser. Armstrong, bu süre içerisinde, İstanbul'da İngiltere olağanüstü komiserliği yardımcılığı ve ateşemiliterliği ile müttefik orduları başkomutanlığı jandarma müfettişliği gibi stratejik görevlerde bulundu. Bütün bu görevleri sırasında yaşadıkları ve gözlemlediği olayları görünüşleriyle olduğu kadar, iç dinamikleriyle de gören yazar, kendi değer yargılarıyla olaylara ilişkin çok önemli tespitlerde bulunuyor.
1923 ortalarında ülkesine dönerken "eskiden olduğu gibi, yine muktedir adamlardan oluşan bir oligarşinin, itaatkar ve sakin halkını yönettiği Türkiye'ye 1916'da mağlup ve korumasız gelmiş, bu sefer de mağlubiyet ve hayal kırıklığı içinde yine korumasız çıkıp gidiyorum" diyen yazarın hayatı boyunca Türkiye'ye ilgisi sürüp gitmiştir.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı