Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Marie Antoinette'in Gizli Günlüğü

Marie Antoinette'in Gizli Günlüğü

Marie Antoinette, ne hanedanın çizmeye çalıştığı gibi kutsal bir ilâhi varlık, ne de ihtilalcilerin savunduğu gibi düşmüş bir kadındı. Marie Antoinette, sıradan biriydi. Bugün yaşayan ve yarın yaşayacak kadınlardan farklı değildi. Ne şeytani düşünceleri, ne de kahramanlık duyguları vardı. Sözün kısası bir trajedi kahramanına benzemiyordu.Bir dahi, çektiği acıdan sorumlu değildir. Çünkü içinde taşıdığı inanç, sonsuz gücünü gösterebilmesi için ona bu ateşten gömleği giydirir. Fırtına nasıl martıyı alır götürürse kaderin güçlü rüzgârı da dahiyi daha yükseklere sürükler. Sıradan biri ise, yaradılışı gereği sakin bir hayat arar. Trajediyi, dramı istemez. Bunlara ihtiyacı yoktur. Gölgede, sakin bir yerde kalmayı, rüzgârlardan korunarak ılık bir iklimde yaşamayı ister. Kaderin gizli eli onu kargaşalara doğru iterse kaçar, direnir, korkar. Tarihe adını yazdıracak ve dünyaya adını duyuracak sorumluluklarla karşılaşmayı istemez, hatta bundan çekinir bile... Acıyı, sıkıntıyı aramaz. Fakat yine de başına gelirse, içten değil dışarıdan gelen bir güçle ona doğru sürüklenir.Doğuştan kahraman olmayan insanın çektiği acının derecesi, soylu bir kahramanın acısından daha az değildir. Hatta belki de daha ağırdır. Çünkü sıradan bir insanın tüm bu yükü tek başına çekmeye yetecek gücü yoktur.Sıradan biri olan Marie Antoinette, kaderin kurbanı olarak kahramanlaşmanın en güzel örneğini verir.Stephan Zweig
Orijinal Adı:The Hidden Diary Of Marie Antoinette
Yazar:Carolly Erickson
Çevirmen:Demet Altınyeleklioğlu
Sayfa Sayısı:374
Dil:Türkçe
Isbn:9789944485425
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:01.12.2007
14,81 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Marie Antoinette'in Gizli Günlüğü
Marie Antoinette, ne hanedanın çizmeye çalıştığı gibi kutsal bir ilâhi varlık, ne de ihtilalcilerin savunduğu gibi düşmüş bir kadındı. Marie Antoinette, sıradan biriydi. Bugün yaşayan ve yarın yaşayacak kadınlardan farklı değildi. Ne şeytani düşünceleri, ne de kahramanlık duyguları vardı. Sözün kısası bir trajedi kahramanına benzemiyordu.

Bir dahi, çektiği acıdan sorumlu değildir. Çünkü içinde taşıdığı inanç, sonsuz gücünü gösterebilmesi için ona bu ateşten gömleği giydirir. Fırtına nasıl martıyı alır götürürse kaderin güçlü rüzgârı da dahiyi daha yükseklere sürükler. Sıradan biri ise, yaradılışı gereği sakin bir hayat arar. Trajediyi, dramı istemez. Bunlara ihtiyacı yoktur. Gölgede, sakin bir yerde kalmayı, rüzgârlardan korunarak ılık bir iklimde yaşamayı ister. Kaderin gizli eli onu kargaşalara doğru iterse kaçar, direnir, korkar. Tarihe adını yazdıracak ve dünyaya adını duyuracak sorumluluklarla karşılaşmayı istemez, hatta bundan çekinir bile... Acıyı, sıkıntıyı aramaz. Fakat yine de başına gelirse, içten değil dışarıdan gelen bir güçle ona doğru sürüklenir.

Doğuştan kahraman olmayan insanın çektiği acının derecesi, soylu bir kahramanın acısından daha az değildir. Hatta belki de daha ağırdır. Çünkü sıradan bir insanın tüm bu yükü tek başına çekmeye yetecek gücü yoktur.Sıradan biri olan Marie Antoinette, kaderin kurbanı olarak kahramanlaşmanın en güzel örneğini verir.
Stephan Zweig
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı