Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Halkların Zamanı

Halkların Zamanı

“Evet oğul” dedi, gülerek. Sesi gittikçe çelikleşmişti ihtiyarın. Berfo’nun hem ruhunu, hem zihnini okşuyor gibiydi. “Seninle birlikte bir de bir kadın olacaktı, değil mi?” dedi, Berfo’nun gözlerinin içine bakarak. Berfo’nun yüzü iyice yumuşadı. Tüm dişleri gülümseyen dudağının ardından dışarı fırlamış gibiydi. Adamın elinde asılı kalan kendi eli gevşedi ve ihtiyara derin soluklanışla baktı.“Seni arkadaşlar mı gönderdi?” dedi hayretle.İhtiyar başıyla onayladı. Ve nispet edercesine, “Dünden beridir buralarda dolaşıyor, sizi bekliyorum.” dedi. Berfo başını hafiften çevirerek Xezal’ın olduğu tarafa baktı. Belli belirsiz bir göz işaretinden sonra tekrar ihtiyara döndü. “Sorma, başımızdan çok işler geçti. Haritayla buraya gelebildik. İkimiz de yolu bilmiyorduk. Kuryemiz de yoktu. Sen gelmeseydin akşamı bekleyecek...” ve eliyle, adamın arkasında duran, karlara bürümüş gri, mor pırıltıların saçıldığı kayalıklarla süslenmiş gibi duran yüksek dağı göstererek, “Gabar’a gidecektik.” dedi. 
Yazar:M. Cihat Çobanoğlu
Sayfa Sayısı:536
Dil:Türkçe
Isbn:9786058304390
Boyut:13 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:30.10.2017
200 TL
137,50 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Halkların Zamanı
“Evet oğul” dedi, gülerek. Sesi gittikçe çelikleşmişti ihtiyarın. Berfo’nun hem ruhunu, hem zihnini okşuyor gibiydi. “Seninle birlikte bir de bir kadın olacaktı, değil mi?” dedi, Berfo’nun gözlerinin içine bakarak. Berfo’nun yüzü iyice yumuşadı. Tüm dişleri gülümseyen dudağının ardından dışarı fırlamış gibiydi. Adamın elinde asılı kalan kendi eli gevşedi ve ihtiyara derin soluklanışla baktı.
“Seni arkadaşlar mı gönderdi?” dedi hayretle.
İhtiyar başıyla onayladı. Ve nispet edercesine, “Dünden beridir buralarda dolaşıyor, sizi bekliyorum.” dedi. Berfo başını hafiften çevirerek Xezal’ın olduğu tarafa baktı. Belli belirsiz bir göz işaretinden sonra tekrar ihtiyara döndü. “Sorma, başımızdan çok işler geçti. Haritayla buraya gelebildik. İkimiz de yolu bilmiyorduk. Kuryemiz de yoktu. Sen gelmeseydin akşamı bekleyecek...” ve eliyle, adamın arkasında duran, karlara bürümüş gri, mor pırıltıların saçıldığı kayalıklarla süslenmiş gibi duran yüksek dağı göstererek, “Gabar’a gidecektik.” dedi.
 
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı