Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Ninova ve Kalıntıları

Ninova ve Kalıntıları

Kitab-ı Mukaddes'teki birçok mesele konu olan "eski günlerden beri suların havuzu" diye nitelenen uygarlıkların beşiği, görkemli bir şehir. "Ateş orada seni yiyip bitirecek; kılıç seni kesip atacak" sözleriyle Tanrının gazabına uğramış lanetli şehir; Ninova. Üç bin yıl boyunca kuşaktan kuşağa gelmiş bitmez bir efsane. (...)Mezopotamya'yı sulayan bereketli Fırat ve Dicle, dağların arasından kavisler çizerek akan Zap ve Habur, üç yüz arşın uzunluğunda, elli arşın genişliğinde ve otuz arşın yüksekliğinde olan Nuh'un gemisi, Tanrı'nın gazabına uğramış insanoğlunun bir tufanla yok olması, yedi ay, on yedi gün boyunca hep sular üstünde kalan ve sonra Cudi'nin doruklarına inen insan ve hayvan soyunun kurtarıcısı gemi, ağzında yeni koparılmış bir zeytin yaprağıyla gemiye dönen güvercin, çoğalmaya başlayan Nuh soyu, Nuhoğullarının kurduğu şehirler, Babil, Ur, Erek, Akkad, Kalne, Aşur, Kalah, Reseni ve Ninova. (...)Üç bin yıllık bir tarihi içeren tüm bu merak, araştırma ve gezilere son noktayı koyan, Ninova'yı yeniden tarih sahnesine çıkaran ve bir efsaneyi gerçek bir tarih haline getiren Austen Henry Layard oldu. Rivayetlerin gizemli seslerine sığınarak, el yordamıyla bulunan ve büyük serüvenlerle İngiltere'ye, British Museum'a taşınan o insanlık hazineleri, çağdaş arkeolojinin de temellerini oluşturdu. Layard bize şunu öğretti; harabelerden yükselen sesler bize ait geçmişin sesleridir. Geçmişin seslerini duymayan, geleceğin sesini duyamaz. Harabelerden yükselen seslerin kaybı, vicdani ve ahlaki çöküntüdür. Mehmed Uzun
Orijinal Adı:Nineveh And İts Remains
Yazar:Austen Henry Layard
Çevirmen:Zafer Avşar
Sayfa Sayısı:569
Dil:Türkçe
Isbn:9789757112778
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:30.11.2000
27 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Ninova ve Kalıntıları
Kitab-ı Mukaddes'teki birçok mesele konu olan "eski günlerden beri suların havuzu" diye nitelenen uygarlıkların beşiği, görkemli bir şehir. "Ateş orada seni yiyip bitirecek; kılıç seni kesip atacak" sözleriyle Tanrının gazabına uğramış lanetli şehir; Ninova. Üç bin yıl boyunca kuşaktan kuşağa gelmiş bitmez bir efsane. (...)
Mezopotamya'yı sulayan bereketli Fırat ve Dicle, dağların arasından kavisler çizerek akan Zap ve Habur, üç yüz arşın uzunluğunda, elli arşın genişliğinde ve otuz arşın yüksekliğinde olan Nuh'un gemisi, Tanrı'nın gazabına uğramış insanoğlunun bir tufanla yok olması, yedi ay, on yedi gün boyunca hep sular üstünde kalan ve sonra Cudi'nin doruklarına inen insan ve hayvan soyunun kurtarıcısı gemi, ağzında yeni koparılmış bir zeytin yaprağıyla gemiye dönen güvercin, çoğalmaya başlayan Nuh soyu, Nuhoğullarının kurduğu şehirler, Babil, Ur, Erek, Akkad, Kalne, Aşur, Kalah, Reseni ve Ninova. (...)
Üç bin yıllık bir tarihi içeren tüm bu merak, araştırma ve gezilere son noktayı koyan, Ninova'yı yeniden tarih sahnesine çıkaran ve bir efsaneyi gerçek bir tarih haline getiren Austen Henry Layard oldu. Rivayetlerin gizemli seslerine sığınarak, el yordamıyla bulunan ve büyük serüvenlerle İngiltere'ye, British Museum'a taşınan o insanlık hazineleri, çağdaş arkeolojinin de temellerini oluşturdu. Layard bize şunu öğretti; harabelerden yükselen sesler bize ait geçmişin sesleridir. Geçmişin seslerini duymayan, geleceğin sesini duyamaz. Harabelerden yükselen seslerin kaybı, vicdani ve ahlaki çöküntüdür.
Mehmed Uzun
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı