Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Biz Rüya Görürken

Biz Rüya Görürken

1977 doğumlu Clemens Meyer büyük bir beğeni toplayan bu ilk romanında, iki Almanya’nın birleşmesi sırasında kaybolan bir gençliğin hüzünlü hikâyesini yazıyor. Daniel ve arkadaşları Rico, Mark, Walter ve Pitbull lakaplı Stefan, Leipzig’in karanlık ve yoksul Doğu kısmında daha iyi bir hayata tutunmaya çalışıyor ama bunu bir türlü başaramıyorlar. Daniel şöyle anlatıyor bu durumu: “Elbette o zamanlar çok eğleniyorduk fakat yaptığımız her şeyin içinde açıklamakta zorluk çektiğim bir tür kaybolmuşluk vardı.”Birleşme öncesi ve birleşme sonrası anılar birbiri ardına ve son derece doğal bir akış içinde sıralanıyor: Parçalanmış aileler, başarısızlığa mahkum okul hayatları, çocuk denecek yaşlarda alkolle tanışma, uyuşturucunun sonlandırdığı taze yaşamlar, genelevde biten gençlik aşkları, acemi ve çocuksu soygunlar, karakollarda kalorifer borularına kelepçelenmiş olarak geçirilen geceler ve tüm bu kaybolmuşluğa rağmen süren ve yaşatılan hayaller.Meyer politika yapmıyor, yalnızca anlatıyor. Elinden kaçıp giden gençliğini bir yanından yakalamaya çalışan Daniel geriye dönüp bakarken kendi kendisine şu soruyu soruyor: “İnsan on beş yaşındayken hâlâ çocuk mudur?”
Yazar:Clemens Meyer
Çevirmen:Levent Bakaç
Sayfa Sayısı:528
Dil:Türkçe
Isbn:9789755396453
Boyut:13 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:06.01.2012
37,04 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Biz Rüya Görürken
1977 doğumlu Clemens Meyer büyük bir beğeni toplayan bu ilk romanında, iki Almanya’nın birleşmesi sırasında kaybolan bir gençliğin hüzünlü hikâyesini yazıyor. Daniel ve arkadaşları Rico, Mark, Walter ve Pitbull lakaplı Stefan, Leipzig’in karanlık ve yoksul Doğu kısmında daha iyi bir hayata tutunmaya çalışıyor ama bunu bir türlü başaramıyorlar. Daniel şöyle anlatıyor bu durumu: “Elbette o zamanlar çok eğleniyorduk fakat yaptığımız her şeyin içinde açıklamakta zorluk çektiğim bir tür kaybolmuşluk vardı.”
Birleşme öncesi ve birleşme sonrası anılar birbiri ardına ve son derece doğal bir akış içinde sıralanıyor: Parçalanmış aileler, başarısızlığa mahkum okul hayatları, çocuk denecek yaşlarda alkolle tanışma, uyuşturucunun sonlandırdığı taze yaşamlar, genelevde biten gençlik aşkları, acemi ve çocuksu soygunlar, karakollarda kalorifer borularına kelepçelenmiş olarak geçirilen geceler ve tüm bu kaybolmuşluğa rağmen süren ve yaşatılan hayaller.

Meyer politika yapmıyor, yalnızca anlatıyor. Elinden kaçıp giden gençliğini bir yanından yakalamaya çalışan Daniel geriye dönüp bakarken kendi kendisine şu soruyu soruyor: “İnsan on beş yaşındayken hâlâ çocuk mudur?”
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı