Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Sürgün

Sürgün

Öztürk öykülerini, geçen yüzyılın içinde geçen olaylarla örüyor. Malakan sürgünü, mübadele, Dersim kırımı, altı- yedi eylül olayları, 12 Eylül darbesi ve sonrası. Öykülerin folklorik iklimi ve dili, Ardahan sınırlarını yer yer aşsa da Ardahan merkezli olarak görünüyor. Öztürk biçimi, ruh tahlilini, imgeyi, metaforu, derinliği ve hatta hikâye iklimini fazla önemsemeden, yalın bir dil ve süssüz bir anlatımla tarihin ve toplum hayatının yıkıma uğramış, kanayan yerlerinde dolaşıyor. Bu dolaysız dolaşma tarzına rağmen, okurda gerçeklik duygusu yaratmayı başarıyor. Bunu, öyle sanıyorum ki, halk yaşamını ve kültürünü çok iyi bilmesine ve öykülerine yedirmesine borçludur büyük ölçüde. Öztürk’ün kalemi, gelişmeye açık bir kalemdir; tarihi deşiyor ve meramını, toplumsal yaraların kabukları üzerine yazıyor. Garip bir özgüvene sahiptir. Arıklamış, mecalsiz harman atları gibi sarsak adımlarla, menzil korkusundan ari bir şekilde yürüyor ve gördüğü her harabeye giriyor bu kalem. Bir şey diyemiyor ve onu izlerken, şimdi nereye girecek acaba diye sormadan da edemiyoruz.Muzaffer Oruçoğlu
Yazar:Öztürk Polat
Sayfa Sayısı:112
Dil:Türkçe
Isbn:9786056841200
Boyut:13.5 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:16.05.2018
50 TL
36,25 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Sürgün
Öztürk öykülerini, geçen yüzyılın içinde geçen olaylarla örüyor. Malakan sürgünü, mübadele, Dersim kırımı, altı- 
yedi eylül olayları, 12 Eylül darbesi ve sonrası. Öykülerin folklorik iklimi ve dili, Ardahan sınırlarını yer yer aşsa da 
Ardahan merkezli olarak görünüyor. Öztürk biçimi, ruh tahlilini, imgeyi, metaforu, derinliği ve hatta hikâye 
iklimini fazla önemsemeden, yalın bir dil ve süssüz bir anlatımla tarihin ve toplum hayatının yıkıma uğramış, 
kanayan yerlerinde dolaşıyor. Bu dolaysız dolaşma tarzına rağmen, okurda gerçeklik duygusu yaratmayı 
başarıyor. Bunu, öyle sanıyorum ki, halk yaşamını ve kültürünü çok iyi bilmesine ve öykülerine yedirmesine 
borçludur büyük ölçüde. Öztürk’ün kalemi, gelişmeye açık bir kalemdir; tarihi deşiyor ve meramını, toplumsal 
yaraların kabukları üzerine yazıyor. Garip bir özgüvene sahiptir. Arıklamış, mecalsiz harman atları gibi sarsak 
adımlarla, menzil korkusundan ari bir şekilde yürüyor ve gördüğü her harabeye giriyor bu kalem. Bir şey diyemiyor ve onu izlerken, şimdi nereye girecek acaba diye sormadan da edemiyoruz.

Muzaffer Oruçoğlu
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı