Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Duvardaki Sarmaşık Gibi.../ Diktatörlük Hücrelerinden Anılar

Duvardaki Sarmaşık Gibi.../ Diktatörlük Hücrelerinden Anılar

Bütün o uzun yıllar içinde aynada kendilerine ancak bir kaç kez bakabildiler; gördükleri bir başkasıydı. Uruguay askeri diktatörlüğünün, bitmez tükenmez işkencelerden dolayı yıpranmış, bir tabuttan daha büyük olmayan barakalarının yalnızlığıyla lanetlenmiş, hint fakirleri gibi zayıf 'rehineleri', bir kışladan diğerine taşınıp duruyorlardı. Nesnelerle bile konuşamıyorlardı. Hücrelerde eşya yoktu, hiç bir şey yoktu. Yeni bir işkence raundunun habercisi olabilecek parmaklıklı kapıların her gürültüsüyle veya postal sesleriyle havaya sıçrayarak, buz gibi soğuk beton zemin üzerinde uyuyorlardı. Bazen onlara su ile verilmiyordu, o zaman kendi idrarlarını içiyorlardı. Bazen yemek verilmiyordu, o zaman sinek, solucan, kağıt, toprak yiyorlardı. Bazen bir mucize gerçekleşiyordu: Serin bir esinti, örülmüş pencerelerdeki bir delikten içeriye portakal kokusu taşıyordu, ya da içeriye ince bir ışık çizgisini düşürüyordu, belki de delikte içeriye girme yolunu bulan bir kuştüyü oluyordu. Bazen duvardan, yan hücredeki tutuklunun verdiği bir haber duyuluyordu; parmak tıkırtılarıyla iletilen bir mesaj...
Yazar:Eluterio Fernandez Huidobro
Çevirmen:Saliha Nazlı Kaya
Sayfa Sayısı:400
Dil:Türkçe
Boyut:13 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:3. Hm. Kağıt
130 TL
96,53 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Duvardaki Sarmaşık Gibi.../ Diktatörlük Hücrelerinden Anılar
Bütün o uzun yıllar içinde aynada kendilerine ancak bir kaç kez bakabildiler; gördükleri bir başkasıydı. Uruguay askeri diktatörlüğünün, bitmez tükenmez işkencelerden dolayı yıpranmış, bir tabuttan daha büyük olmayan barakalarının yalnızlığıyla lanetlenmiş, hint fakirleri gibi zayıf 'rehineleri', bir kışladan diğerine taşınıp duruyorlardı. Nesnelerle bile konuşamıyorlardı. Hücrelerde eşya yoktu, hiç bir şey yoktu. Yeni bir işkence raundunun habercisi olabilecek parmaklıklı kapıların her gürültüsüyle veya postal sesleriyle havaya sıçrayarak, buz gibi soğuk beton zemin üzerinde uyuyorlardı. Bazen onlara su ile verilmiyordu, o zaman kendi idrarlarını içiyorlardı. Bazen yemek verilmiyordu, o zaman sinek, solucan, kağıt, toprak yiyorlardı. Bazen bir mucize gerçekleşiyordu: Serin bir esinti, örülmüş pencerelerdeki bir delikten içeriye portakal kokusu taşıyordu, ya da içeriye ince bir ışık çizgisini düşürüyordu, belki de delikte içeriye girme yolunu bulan bir kuştüyü oluyordu. Bazen duvardan, yan hücredeki tutuklunun verdiği bir haber duyuluyordu; parmak tıkırtılarıyla iletilen bir mesaj...

Son Gezdiğiniz Ürünler

Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı