Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Ya Niçin Deniz Olmuyorsun?

Ya Niçin Deniz Olmuyorsun?

"Ya Niçin Deniz Olmuyorsun?"da, anne olma özlemiyle yanıp tutulan Dilşad'ın yer yer mistik öğelerle zenginleştirilmiş hikayesini bulacaksınız. Müjdeli bir haberle sevince boğulan kahramanımız acaba hayaline ulaşacak mı? Konu ve imaj bütünlüğünü akıcı bir üslupla sağlayan eser, okuyucunun ruh ve düşünce dünyası arasında bir köprü kurmaktadır. "Eren!" diye adeta çığlık attı. "Sana öyle bir haberim var ki, akşam eve kucak kucak güller, menekşeler, karanfiller... çiçek namına ne bulur isen taşımalısın!..." Saliha Hanım ıslanan gözlerini onun yüzünden alamıyordu. Kendisinin asla yaşamadığı mutluluğu seyretmenin tuhaflığı içinde buruktu. "Bir bebeğimiz olacak Eren! İnanabiliyor musun, bebeğimiz olacak!..." İçinde sıcacık, ufacık bir can taşımak, ruhunda derin bir mutluluk taşımaktı. Minicik, taptaze, buram buram cennet kokan bir tohumun toprağı olmak... Kanından kan, canından can katarak o tohumu beslemek, gün gün büyütmek... Tadılmadan anlaşılmazdı bu muazzam duygu... Tarife sığmayacak büyüklükteydi.
Yazar:Mecbure İnal Vela
Sayfa Sayısı:198
Dil:Türkçe
Isbn:9789758364715
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:3. Hm. Kağıt
Yayın Tarihi:12.03.2004
9,26 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Ya Niçin Deniz Olmuyorsun?
"Ya Niçin Deniz Olmuyorsun?"da, anne olma özlemiyle yanıp tutulan Dilşad'ın yer yer mistik öğelerle zenginleştirilmiş hikayesini bulacaksınız. Müjdeli bir haberle sevince boğulan kahramanımız acaba hayaline ulaşacak mı?

Konu ve imaj bütünlüğünü akıcı bir üslupla sağlayan eser, okuyucunun ruh ve düşünce dünyası arasında bir köprü kurmaktadır.

"Eren!" diye adeta çığlık attı. "Sana öyle bir haberim var ki, akşam eve kucak kucak güller, menekşeler, karanfiller... çiçek namına ne bulur isen taşımalısın!..."

Saliha Hanım ıslanan gözlerini onun yüzünden alamıyordu. Kendisinin asla yaşamadığı mutluluğu seyretmenin tuhaflığı içinde buruktu.

"Bir bebeğimiz olacak Eren! İnanabiliyor musun, bebeğimiz olacak!..."

İçinde sıcacık, ufacık bir can taşımak, ruhunda derin bir mutluluk taşımaktı. Minicik, taptaze, buram buram cennet kokan bir tohumun toprağı olmak... Kanından kan, canından can katarak o tohumu beslemek, gün gün büyütmek... Tadılmadan anlaşılmazdı bu muazzam duygu...
Tarife sığmayacak büyüklükteydi.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı