Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Medeniyet Endüstrisi  Kapitalist Medeniyetin Üretimi ve İhracı

Medeniyet Endüstrisi Kapitalist Medeniyetin Üretimi ve İhracı

Düşündüğümüz, inandığımız, aidiyet hissettiğimiz değerlere göre yaşamadıkça, yaşadığımız hayata göre değerlerimizin,inançlarımızın, aidiyet referanslarımızın değiştiğini fark ettik. Toynbee’nin de tespit üzere, Batı kendisini inanç olarak sunduğunda onu hemen reddetmiştik, ama teknoloji olarak sunduğunda kabul ettik. Çünkü teknoloji, eşya gayet masum görünüyordu bize. Meşhur kurbağa örneğini hatırlarsak, inanç bizim için kaynatılmış su gibiydi, hemen zıplayıp çıktık içinden. Teknoloji/eşya ise yavaş yavaş ıstılan su gibiydi, zamanla alıştık. Alışmayanlar durumun vahametini idrak ettiklerinde ise refleks gösterebilecek safha çoktan aşılmıştı. Elinizdeki bu çalışma bir kimlik kaygısının neticesi olarak ortaya çıkmıştır. Ne yazık ki, yaşadığımız dünya ile kimliğimizi izafe ettiğimiz değerler dünyası arasında uçurumlar var. Bu uçuruma sebebiyet veren ilk yarık, o masum görünen ve asrileşmeyi vaad eden eşyadan koparılan ilk ısırık, bizi iki paradigma arasında kalmış ve üretemeyen bir hüviyete büründürdü. Bu kitabın amacı uçurumun kökenlerini ve safhalarını gösterebilmektir. Bu yönüyle, uçurumun nasıl kapanacağına dair kafa yoranlara naçizane bir çıkış yönü göstermesi de umut edilmektedir. 
Yazar:Abdullah Metin
Sayfa Sayısı:252
Dil:Türkçe
Isbn:9786056686290
Boyut:14 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:14.02.2020
150 TL
112,50 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Medeniyet Endüstrisi Kapitalist Medeniyetin Üretimi ve İhracı
Düşündüğümüz, inandığımız, aidiyet hissettiğimiz değerlere göre yaşamadıkça, yaşadığımız hayata göre değerlerimizin,
inançlarımızın, aidiyet referanslarımızın değiştiğini fark ettik. Toynbee’nin de tespit üzere, Batı kendisini inanç olarak sunduğunda onu hemen reddetmiştik, ama teknoloji olarak sunduğunda kabul ettik. Çünkü teknoloji, eşya gayet masum görünüyordu bize. Meşhur kurbağa örneğini hatırlarsak, inanç bizim için kaynatılmış su gibiydi, hemen zıplayıp çıktık içinden. Teknoloji/eşya ise yavaş yavaş ıstılan su gibiydi, zamanla alıştık. Alışmayanlar durumun vahametini idrak ettiklerinde ise refleks gösterebilecek safha çoktan aşılmıştı.
 
Elinizdeki bu çalışma bir kimlik kaygısının neticesi olarak ortaya çıkmıştır. Ne yazık ki, yaşadığımız dünya ile kimliğimizi izafe ettiğimiz değerler dünyası arasında uçurumlar var. Bu uçuruma sebebiyet veren ilk yarık, o masum görünen ve asrileşmeyi vaad eden eşyadan koparılan ilk ısırık, bizi iki paradigma arasında kalmış ve üretemeyen bir hüviyete büründürdü. Bu kitabın amacı uçurumun kökenlerini ve safhalarını gösterebilmektir. Bu yönüyle, uçurumun nasıl kapanacağına dair kafa yoranlara naçizane bir çıkış yönü göstermesi de umut edilmektedir.
 

Son Gezdiğiniz Ürünler

Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı