Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Ne Gördün Anlat Bakalım

Ne Gördün Anlat Bakalım

Hayat akıp gidiyor, hızına yetişemiyoruz... Haz ve hız tutkusu insanın sevdiklerine zaman ayırmasına, stressiz, sakin ve telaşsız bir hayat sürmesine imkân bırakmıyor. Sürekli koşuşturma halinde nefes nefese yaşıyoruz. Hayati önem taşımayan şeylere yoğunlaştığımız için birçok şeyi kaçırıyor, geçtiğimiz yerlerdeki insanları, tabiatı, sevinç ve dramları görmüyoruz. Böylesine bir koşturmaca kişiye kendini ve nihai sonu unutturuyor. İnanç ve değerlerimizin gereklerine göre değil de sanki nehirde akıntıya kapılan odun parçaları gibi davranıyoruz. Bir ineğe uzun bir yolculuk yaptırarak dünyayı gezdirmişler, sonra da “neler gördün anlat bakalım!” demişler. İnek sadece gördüğü karpuz kabuklarını ve saman balyalarını anlatabilmiş. Zira bu değerli yolculuktan nasibi bu kadarmış! Dünya hayatı, ahirete uzanan bir yolculuk olduğuna göre, bu seyahatten kendimize yakışan bir netice çıkarmamız gerekmez mi?Ne aradığını bilmeyen ve ardından hayırla yâd edilmeye vesile olacak bir iz bırakmayan, bir muhtacın elini tutmayan, bir yaraya merhem olmayan… biri olarak mı ömrümüzü noktalayacağız?Yoksa, varoluş amacımıza uygun bir hayat sürerek, adalet, merhamet ve güzel davranışlarla arkamızda “bâkî kalan bu kubbede bir hoş bir sadâ” bırakarak mı ayrılacağız?
Yazar:Selçuk Kütük
Sayfa Sayısı:168
Dil:Türkçe
Isbn:9786056887963
Boyut:13 X 20 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:05.02.2019
140 TL
112,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Ne Gördün Anlat Bakalım
Hayat akıp gidiyor, hızına yetişemiyoruz... Haz ve hız tutkusu insanın sevdiklerine zaman ayırmasına, stressiz, sakin ve telaşsız bir hayat sürmesine imkân bırakmıyor. Sürekli koşuşturma halinde nefes nefese yaşıyoruz. Hayati önem taşımayan şeylere yoğunlaştığımız için birçok şeyi kaçırıyor, geçtiğimiz yerlerdeki insanları, tabiatı, sevinç ve dramları görmüyoruz. Böylesine bir koşturmaca kişiye kendini ve nihai sonu unutturuyor. İnanç ve değerlerimizin gereklerine göre değil de sanki nehirde akıntıya kapılan odun parçaları gibi davranıyoruz. Bir ineğe uzun bir yolculuk yaptırarak dünyayı gezdirmişler, sonra da “neler gördün anlat bakalım!” demişler. İnek sadece gördüğü karpuz kabuklarını ve saman balyalarını anlatabilmiş. Zira bu değerli yolculuktan nasibi bu kadarmış! Dünya hayatı, ahirete uzanan bir yolculuk olduğuna göre, bu seyahatten kendimize yakışan bir netice çıkarmamız gerekmez mi?
Ne aradığını bilmeyen ve ardından hayırla yâd edilmeye vesile olacak bir iz bırakmayan, bir muhtacın elini tutmayan, bir yaraya merhem olmayan… biri olarak mı ömrümüzü noktalayacağız?
Yoksa, varoluş amacımıza uygun bir hayat sürerek, adalet, merhamet ve güzel davranışlarla arkamızda “bâkî kalan bu kubbede bir hoş bir sadâ” bırakarak mı ayrılacağız?
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı