Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Değirmenimden Mektuplar

Değirmenimden Mektuplar

19.  yüzyılın  sonunda  Fransız  edebiyatı “yüzyıl sonu” atmosferini yansıtır. Anormal, hastalıklı  olana  eğilim;  olağanüstü  uyarımlara,  algılara  kendini  açma;  kusurlu  olana ilgi  duyma;  kısacası  “romantizmin”  edebiyatına bir geri dönüş söz konusudur. Fransa’nın sanayileşmiş kuzeyi ile kırsal güneyi arasındaki gerilimde kendine uygun konular arayan, Paris hayatıyla ilgili ahlaksal romanları  Balzac  ve  Zola’nın  gölgesinde  kalan Daudet, Değirmenimden Mektuplar’da taşra dünyasında “eski yaşam biçiminin yeniye direnen izlerini sürerken”, kalemini bir ressamın fırçası gibi kullanıyor. Bu tablonun konturları yumuşak; sanatçının algıları, en ince ses, renk titreşimlerine ve ruh çalkantılarına duyarlı.  Yer  yer  fabl  tekniğinin  kullanıldığı, kıssadan  hisselerin  çıkartıldığı,  artık  işlevini yitirmiş (sanayiye yenik düşmüş) bir “un değirmeninde üretilmiş” masal tadındaki bu eser, taşranın modernleşme sancıları çekti-ği ülkemizde ayrı bir önem taşıyor olmalı.
Yazar:Alphonse Daudet
Çevirmen:Sonat Kaya
Sayfa Sayısı:240
Dil:Türkçe
Isbn:9786052223413
Boyut:10.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:05.06.2018
45 TL
29,25 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Değirmenimden Mektuplar
19.  yüzyılın  sonunda  Fransız  edebiyatı 
“yüzyıl sonu” atmosferini yansıtır. Anormal, 
hastalıklı  olana  eğilim;  olağanüstü  uyarımlara,  algılara  kendini  açma;  kusurlu  olana 
ilgi  duyma;  kısacası  “romantizmin”  edebiyatına bir geri dönüş söz konusudur. Fransa’nın sanayileşmiş kuzeyi ile kırsal güneyi 
arasındaki gerilimde kendine uygun konular 
arayan, Paris hayatıyla ilgili ahlaksal romanları  Balzac  ve  Zola’nın  gölgesinde  kalan 
Daudet, Değirmenimden Mektuplar’da taşra 
dünyasında “eski yaşam biçiminin yeniye direnen izlerini sürerken”, kalemini bir ressamın fırçası gibi kullanıyor. Bu tablonun konturları yumuşak; sanatçının algıları, en ince 
ses, renk titreşimlerine ve ruh çalkantılarına 
duyarlı.  Yer  yer  fabl  tekniğinin  kullanıldığı, 
kıssadan  hisselerin  çıkartıldığı,  artık  işlevini yitirmiş (sanayiye yenik düşmüş) bir “un 
değirmeninde üretilmiş” masal tadındaki bu 
eser, taşranın modernleşme sancıları çekti-ği ülkemizde ayrı bir önem taşıyor olmalı.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı