Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Gerçeğin Canevinden  Düşünceler, Hatıralar, Notlar

Gerçeğin Canevinden Düşünceler, Hatıralar, Notlar

İnsan,  farklı bir sabaha uyanmalıdır!..Bu, her gün tekrar ettiği gibi saatin alarm sesiyle bir yenisi başlayan nice sabahtan biri değildir.Böyle bir sabahta, ayağa kalkmak için ruhunda bir takat bulamayan İnsan, yorganı üstünden atacak ellerini takatsiz; ve zavallı ayaklarını, zemine basamamak endişesi içinde bulur. Etrafındaki eşyaların kanıksanmış anlamını yitirdiğini ve havası boşalan bir balon gibi hacmini kaybederek biçimsizleştiğini farkeder. Bilip durduğu herşey gözüne birden yabancı gelir, bütün renkler solmuş ve sesler... evvela kendi sesi, bir kuyunun acı sularına karışmış gibi derinlere kaçmıştır…Böyle bir sabahta, İnsan, “niçin?” diye sorar; niçin yaşamın programlanmış akışı içinde süregiden bir oyunun boyunduruğu altındayım… Beni kendine mahkûm eden şartların anlamı ne? Ve “ben kimim” diyen bir endişe içinde, âdeta zaman ve mekâna dâir yeniden bilgilenmek, yerini bulmak ve kendisine dâir yeni bir şuura ermek gerektiğinin ıstırabıyla derin bir sarsıntı geçirir...İnsan, bir gün derin bir sarsıntı geçirmelidir!..Bir gün İnsan, sokağın gayesiz kalabalığına karışmaktan; ruhsuz binaların gölgesinde yürümekten; yabancı yüzlerin bitişikliği içinde yolculuğu saatlerce süren bir vasıtayla çalışmaya gitmekten; şehrin sesinden ve gürültüsünden; yıllardır bildiği ama tanımadığı işyeri arkadaşlarına klişe kelimelerle mukabelede bulunmaktan; yani tozlu bir hayatın artık iyice sıkan tekrarlarından kaçmak ve hayta bir çocuk gibi kaytarmak ister... Kalbinin yaramazlığına göz yumar ve özgür bir yürüyüşle saatler boyu bir sahil boyunu adımlar...Burası evsiz ve yurtsuzların sığınağıdır. Yüreğinde uzaklığa özlem taşıyan ve mesafelerin ötesine geçmek iste-yenler gelir buraya. Denizin sükûttan daha derin enginliğine bir kapı aralayanlar, burada, kayalara yorulmadan çarpan dalgaların ahenginde, âdeta kendilerini dinler ve belki kaybettiği varoluş sırrından bir koku duyar  gibi olur…İnsan, bir gün içinin sesine kulak vermelidir!..
Yazar:Suat Ak
Sayfa Sayısı:224
Dil:Türkçe
Isbn:9786057683175
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:28.01.2020
220 TL
154,15 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Gerçeğin Canevinden Düşünceler, Hatıralar, Notlar
İnsan,  farklı bir sabaha uyanmalıdır!..
Bu, her gün tekrar ettiği gibi saatin alarm sesiyle bir yenisi başlayan nice sabahtan biri değildir.
Böyle bir sabahta, ayağa kalkmak için ruhunda bir takat bulamayan İnsan, yorganı üstünden atacak ellerini takatsiz; ve zavallı ayaklarını, zemine basamamak endişesi içinde bulur. Etrafındaki eşyaların kanıksanmış anlamını yitirdiğini ve havası boşalan bir balon gibi hacmini kaybederek biçimsizleştiğini farkeder. Bilip durduğu herşey gözüne birden yabancı gelir, bütün renkler solmuş ve sesler... evvela kendi sesi, bir kuyunun acı sularına karışmış gibi derinlere kaçmıştır…
Böyle bir sabahta, İnsan, “niçin?” diye sorar; niçin yaşamın programlanmış akışı içinde süregiden bir oyunun boyunduruğu altındayım… Beni kendine mahkûm eden şartların anlamı ne? Ve “ben kimim” diyen bir endişe içinde, âdeta zaman ve mekâna dâir yeniden bilgilenmek, yerini bulmak ve kendisine dâir yeni bir şuura ermek gerektiğinin ıstırabıyla derin bir sarsıntı geçirir...
İnsan, bir gün derin bir sarsıntı geçirmelidir!..
Bir gün İnsan, sokağın gayesiz kalabalığına karışmaktan; ruhsuz binaların gölgesinde yürümekten; yabancı yüzlerin bitişikliği içinde yolculuğu saatlerce süren bir vasıtayla çalışmaya gitmekten; şehrin sesinden ve gürültüsünden; yıllardır bildiği ama tanımadığı işyeri arkadaşlarına klişe kelimelerle mukabelede bulunmaktan; yani tozlu bir hayatın artık iyice sıkan tekrarlarından kaçmak ve hayta bir çocuk gibi kaytarmak ister... Kalbinin yaramazlığına göz yumar ve özgür bir yürüyüşle saatler boyu bir sahil boyunu adımlar...
Burası evsiz ve yurtsuzların sığınağıdır. Yüreğinde uzaklığa özlem taşıyan ve mesafelerin ötesine geçmek iste-yenler gelir buraya. Denizin sükûttan daha derin enginliğine bir kapı aralayanlar, burada, kayalara yorulmadan çarpan dalgaların ahenginde, âdeta kendilerini dinler ve belki kaybettiği varoluş sırrından bir koku duyar  gibi olur…
İnsan, bir gün içinin sesine kulak vermelidir!..
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı