Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Başka Olur Ağaların Düğünü

Başka Olur Ağaların Düğünü

Bütün gece Murat’ın gözüne uyku girmedi. Yatağına uzanmış, pencereden aya bakarak bin bir şey düşündü. Namusunu hiçe sayan on beş yaşındaki bir kıza karşı ödevini yapmış dürüst bir insanın yürek rahatlığı yoktu içinde; tersine, kendini suçlu, duygusuz, alçak bir insan görüyordu. Kollarında sıktığı genç kızın kadınca, aşk dolu kokusunu, yalvarışlarını, gözyaşlarını bir türlü uzaklaştıramıyordu kendinden. Güllü’ye hak veriyordu. Tıbbiye’nin nemli, ölüm sinmiş mahzenlerinde birçok insanca yetkiliklerini yitirmiş olmalıydı. Damarlarında gençlik kanı dolaşan hangi erkek Menekşe’ye karşı kendisi kadar duygusuz kalabilirdi? Gençlik, aklın, mantığın yüksek duvarlarına tırmanıp aşan bir duygu coşkunluğu demekti. Menekşe, yaşının hakkını vermişti. Erkek kadar yürekli, kanının, kalbinin çağırışlarını duymuş, gururunu çiğnemiş, sevdiği adama kendini vermeye gelmişti. Oysa kendisi korkak, hilekâr, kaypak, onu reddetmişti. Genç, güzel, yüreği ılık ılık sevgi dolu kıza sahip çıkmaya cesaret edemediği için anasının hakları arkasına, toplum kanunlarına saygıya, Osman Ağa’nın yergilerine sığınmıştı.’Başka Olur Ağaların Düğünü’nde Kemal Bilbaşar, inançlar, gelenek, töreler, hayat görüşleri, çatışan çıkarlar, nedenler/sonuçlar arasında gelişen olayları gelenekçi bir anlayışla, yerli renklerle bezenmiş betimlemelerle ortaya koyuyor; kasaba ve köy yaşayışını folklordan da yararlanarak masalsı bir dille anlatıyor.
Yazar:Kemal Bilbaşar
Sayfa Sayısı:235
Dil:Türkçe
Isbn:9789750702983
Boyut:13.5 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:3. Hm. Kağıt
Yayın Tarihi:21.07.2003
208 TL
104,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Başka Olur Ağaların Düğünü
Bütün gece Murat’ın gözüne uyku girmedi. Yatağına uzanmış, pencereden aya bakarak bin bir şey düşündü. Namusunu hiçe sayan on beş yaşındaki bir kıza karşı ödevini yapmış dürüst bir insanın yürek rahatlığı yoktu içinde; tersine, kendini suçlu, duygusuz, alçak bir insan görüyordu. Kollarında sıktığı genç kızın kadınca, aşk dolu kokusunu, yalvarışlarını, gözyaşlarını bir türlü uzaklaştıramıyordu kendinden. Güllü’ye hak veriyordu. Tıbbiye’nin nemli, ölüm sinmiş mahzenlerinde birçok insanca yetkiliklerini yitirmiş olmalıydı. Damarlarında gençlik kanı dolaşan hangi erkek Menekşe’ye karşı kendisi kadar duygusuz kalabilirdi? Gençlik, aklın, mantığın yüksek duvarlarına tırmanıp aşan bir duygu coşkunluğu demekti. Menekşe, yaşının hakkını vermişti. Erkek kadar yürekli, kanının, kalbinin çağırışlarını duymuş, gururunu çiğnemiş, sevdiği adama kendini vermeye gelmişti. Oysa kendisi korkak, hilekâr, kaypak, onu reddetmişti. Genç, güzel, yüreği ılık ılık sevgi dolu kıza sahip çıkmaya cesaret edemediği için anasının hakları arkasına, toplum kanunlarına saygıya, Osman Ağa’nın yergilerine sığınmıştı.’
Başka Olur Ağaların Düğünü’nde Kemal Bilbaşar, inançlar, gelenek, töreler, hayat görüşleri, çatışan çıkarlar, nedenler/sonuçlar arasında gelişen olayları gelenekçi bir anlayışla, yerli renklerle bezenmiş betimlemelerle ortaya koyuyor; kasaba ve köy yaşayışını folklordan da yararlanarak masalsı bir dille anlatıyor.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı