Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Sarı Yağmur

Sarı Yağmur

Julio Llamazares’i İspanya’nın en gözde yazarları arasına yerleştiren Sarı Yağmur, ince bir kitap olmasına karşın bir nehir roman niteliği taşıyor. Pirene Dağlarında terk edilmiş ve yıkılmış bir köyün geriye kalan son kişisi, yaşlı Andrés ölümü beklerken, kendi yaşam öyküsünün yanı sıra, ailesinin, köyünün ve köy halkının tarihçelerini de aktarıyor bize.Kışın ilk karı düşerken ve Andrés çevresinde uçuşan sonbahar yapraklarının "sarı yağmur"u altında kendisinin ve köyün fiziksel tükenişini anlatırken, başta eşi ve annesi olmak üzere çoktan ölmüş akrabalarının ve dostlarının gölgeleri de gittikçe somutlaşarak romandaki yerlerini alıyorlar.Sarı Yağmur, yalnızlığa terkedilmiş bir insanın, gerçeklik duygusunu yitirmemek için, köyün eski sakinlerinin anılarını nasıl yaşattığını, onların öykülerini yeniden nasıl yaşadığını, geçmişteki acıları ve sevinçleri nasıl yeniden duyduğunu dile getiriyor. Çok gerçekçi ve ayrıntılı bir biçimde anlatılan köy ve çevresi, yörenin terk edilmeden önceki halini tüm renkliliğiyle gözümüzün önüne getiriyor. Ama en önemlisi, bir insanın adım adım yaklaşan ölüme kendini hazırlayışına, o süreçteki duygu ve düşüncelerine, hatta ölümünden sonra olacaklara tanıklık etmemizi sağlıyor.
Orijinal Adı:La Lluvia Amarilla
Yazar:Julia Llamazares
Çevirmen:İnci Yankı
Sayfa Sayısı:131
Dil:Türkçe
Isbn:9789750706412
Boyut:12.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:04.07.2006
10,19 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Sarı Yağmur
Julio Llamazares’i İspanya’nın en gözde yazarları arasına yerleştiren Sarı Yağmur, ince bir kitap olmasına karşın bir nehir roman niteliği taşıyor. Pirene Dağlarında terk edilmiş ve yıkılmış bir köyün geriye kalan son kişisi, yaşlı Andrés ölümü beklerken, kendi yaşam öyküsünün yanı sıra, ailesinin, köyünün ve köy halkının tarihçelerini de aktarıyor bize.
Kışın ilk karı düşerken ve Andrés çevresinde uçuşan sonbahar yapraklarının "sarı yağmur"u altında kendisinin ve köyün fiziksel tükenişini anlatırken, başta eşi ve annesi olmak üzere çoktan ölmüş akrabalarının ve dostlarının gölgeleri de gittikçe somutlaşarak romandaki yerlerini alıyorlar.
Sarı Yağmur, yalnızlığa terkedilmiş bir insanın, gerçeklik duygusunu yitirmemek için, köyün eski sakinlerinin anılarını nasıl yaşattığını, onların öykülerini yeniden nasıl yaşadığını, geçmişteki acıları ve sevinçleri nasıl yeniden duyduğunu dile getiriyor. Çok gerçekçi ve ayrıntılı bir biçimde anlatılan köy ve çevresi, yörenin terk edilmeden önceki halini tüm renkliliğiyle gözümüzün önüne getiriyor. Ama en önemlisi, bir insanın adım adım yaklaşan ölüme kendini hazırlayışına, o süreçteki duygu ve düşüncelerine, hatta ölümünden sonra olacaklara tanıklık etmemizi sağlıyor.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı