Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Tekeden Teleme Çalmak

Tekeden Teleme Çalmak

Düziçi Folklor Kitapları serisinin birinci kitabı Çukurovalı Karacaoğlan idi.Serinin bu ikinci kitabında, Düziçi-Çukurova folklor der¬lemelerinden bir kısmını, derlenme maceralarını ve bunlara ilişkin bazı yorum ve denemeleri bulacaksınız.Düziçi-Çukurova folklor ürünlerinin, bu kitap cesametinde, onlarca kitaba bile sığmayacağı bilinmelidir.Yerin altını kurcalamak (=arkeoloji) ile folklor derlemek (=türkü çağırtmak) bizi aynı yere çıkarıyor: Geçmişte geleceği aramak!Geçmişten; çoban yıldızınızı, dağlarınızı, turnalarınızı ve türkülerinizi muhafaza edebildiyseniz, “bir gün memleketin bütün tersaneleri işgal edilmiş, bütün kaleleri zapt edilmiş” olsa bile “ilelebet pâyidâr kalabilir”, her zaman -yeniden- Ergenekon’dan çıkabilirsiniz!***Onlar, türküleri “Davut gibi âleme salıp” gitmişler! Bizlerin hissesine düşen ise, bilenlere, bu türküleri çağırtıp, onları kayıt altına almak!Zira, bir Türk atasözü, “kalemin yazdığını, nacak silemez!” diyor. Ne var ki, herhangi bir türküyü ‘kitaba yazdım’ diye asla sevinemezsiniz!Önce türküyü dinlersiniz, sonra yazıya aktardığınız metni tekrar okursunuz. Türküde dinlediklerinizi yazdığınızda arar durursunuz. Yorulursunuz ve neden sonra: “Eller dosta yazmış arzuhâlini / Benimkini ürüzgâra yazmışlar” deyip, yeniden türküyü dinlemeye koyulursunuz.Türkü çağırtmak, böyle meşakkatli ve hüzünlü bir iştir vesselâm!
Yazar:Bekir İşlek
Sayfa Sayısı:272
Dil:Türkçe
Isbn:9789758845985
Boyut:13.5 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:28.07.2009
11,11 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Tekeden Teleme Çalmak
Düziçi Folklor Kitapları serisinin birinci kitabı Çukurovalı Karacaoğlan idi.
Serinin bu ikinci kitabında, Düziçi-Çukurova folklor der¬lemelerinden bir kısmını, derlenme maceralarını ve bunlara ilişkin bazı yorum ve denemeleri bulacaksınız.
Düziçi-Çukurova folklor ürünlerinin, bu kitap cesametinde, onlarca kitaba bile sığmayacağı bilinmelidir.
Yerin altını kurcalamak (=arkeoloji) ile folklor derlemek (=türkü çağırtmak) bizi aynı yere çıkarıyor: Geçmişte geleceği aramak!
Geçmişten; çoban yıldızınızı, dağlarınızı, turnalarınızı ve türkülerinizi muhafaza edebildiyseniz, “bir gün memleketin bütün tersaneleri işgal edilmiş, bütün kaleleri zapt edilmiş” olsa bile “ilelebet pâyidâr kalabilir”, her zaman -yeniden- Ergenekon’dan çıkabilirsiniz!
***
Onlar, türküleri “Davut gibi âleme salıp” gitmişler! Bizlerin hissesine düşen ise, bilenlere, bu türküleri çağırtıp, onları kayıt altına almak!
Zira, bir Türk atasözü, “kalemin yazdığını, nacak silemez!” diyor. Ne var ki, herhangi bir türküyü ‘kitaba yazdım’ diye asla sevinemezsiniz!
Önce türküyü dinlersiniz, sonra yazıya aktardığınız metni tekrar okursunuz. Türküde dinlediklerinizi yazdığınızda arar durursunuz. Yorulursunuz ve neden sonra: “Eller dosta yazmış arzuhâlini / Benimkini ürüzgâra yazmışlar” deyip, yeniden türküyü dinlemeye koyulursunuz.
Türkü çağırtmak, böyle meşakkatli ve hüzünlü bir iştir vesselâm!
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı