Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Rüzgarlı Kasaba

Rüzgarlı Kasaba

Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan ikinci kadın yazar Grazia Deledda, doğduğu Sardinya Adası’nı eserlerinin merkezi hâline getirmiştir. Sardinya doğasının da bir karakter olduğu Rüzgârlı Kasaba’da hem doğaya hayran kalmamızı sağlıyor hem de evlilik ve gelenekler hakkındaki gerçekleri yüzümüze vuruyor. Bu romanda Deledda’nın geçmişine dönüp anılarını nasıl incelediğini, geçmiş ve günümüzün nasıl iç içe geçtiğini, Sardinya’daki küçük bir kasabanın manzaraları eşliğinde okuyoruz. “Küçük ve sakin trenimizin ilk durağına kadar, yolcuğumuz beklendiği şekilde geçti: en başta geride bırakılan kişiler ve şeyler için dökülen gözyaşları, sonra karşılıklı gülümsemeler, el sıkışmalar, içinde sevdiği gözlerin sonsuz yansıması görünen gözler, içi dünyanın bir yeryüzü cenneti, kendi özel cennetimiz olduğunun güvencesiyle dolu kalpler. Gül yaprakları ve buğday taneleri elbisemin kıvrımları arasında hâlâ duruyordu.Gerçekler, küçük trenin ilk durağında küstah hayallerimizi mahvetti.”  
Orijinal Adı:Il Paese Del Vento
Yazar:Grazia Deledda
Çevirmen:Duru Aygüven
Sayfa Sayısı:108
Dil:Türkçe
Isbn:9786257163408
Boyut:13.5 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:07.12.2021
70 TL
48,13 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Rüzgarlı Kasaba
Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan ikinci kadın yazar Grazia Deledda, doğduğu Sardinya Adası’nı eserlerinin merkezi hâline getirmiştir. Sardinya doğasının da bir karakter olduğu Rüzgârlı Kasaba’da hem doğaya hayran kalmamızı sağlıyor hem de evlilik ve gelenekler hakkındaki gerçekleri yüzümüze vuruyor. Bu romanda Deledda’nın geçmişine dönüp anılarını nasıl incelediğini, geçmiş ve günümüzün nasıl iç içe geçtiğini, Sardinya’daki küçük bir kasabanın manzaraları eşliğinde okuyoruz.
 
“Küçük ve sakin trenimizin ilk durağına kadar, yolcuğumuz beklendiği şekilde geçti: en başta geride bırakılan kişiler ve şeyler için dökülen gözyaşları, sonra karşılıklı gülümsemeler, el sıkışmalar, içinde sevdiği gözlerin sonsuz yansıması görünen gözler, içi dünyanın bir yeryüzü cenneti, kendi özel cennetimiz olduğunun güvencesiyle dolu kalpler. Gül yaprakları ve buğday taneleri elbisemin kıvrımları arasında hâlâ duruyordu.

Gerçekler, küçük trenin ilk durağında küstah hayallerimizi mahvetti.” 
 
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı