Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Emeğin Çizeri Çizginin Emekçisi Burhan Solukçu

Emeğin Çizeri Çizginin Emekçisi Burhan Solukçu

1952 Yılı... Yedikule Verem Hastanesi... "Bu hastanenin üçüncü pavyonunda 28 kişilik büyük bir koğuş vardı. Bir gün bu koğuşa bir kucak kemik getirip bırakıverdiler. Zonguldak tan, maden ocaklarından geliyordu. Eline üç beş kuruş verilerek ocaktan uzaklaştırılmıştı. Kendi kaderine terkedilmiş, son kuruşu da iyileşmesi için harcadıktan sonra benim gibi çürük insan deposuna bırakılıvermişti. Birkaç gün sonra bu kemik yığınının yatağın içinde kıpırdayıp bir şeyler yazmaya çalıştığını gördüm. Zonguldak taki eşine mektup yazıyordu. Elinden alıp postaya attırdım. Belki de aldığı antibiyotiklerden olacak, kulakları ağır işitiyordu. Halsizlikten zor konuştuğu için de her sabah işaretle hal hatır sormaya başlamıştık." Diye anlatıyor Rıfat Ilgaz, Burhan Solukçu ile ilk karşılaşmalarını. Sanatoryumda birlikte geçirdikleri günlerde Ilgaz ın yönlendirmesiyle Solukçu nun çizdiği ilk karikatür, bir madenci deseni...Ve sonrasında emeğin çizeri, çizginin emekçisi olma yolunu ilmek ilmek ören bir savaşım, bir direnç, bir duruş... Ülkemizde yozlaştırılan bir sanat anlayışının ve özdeğerlerine yabancılaştırılan bir toplum yaratma sonuçlarını en ciddi boyutuyla yaşadığımız bu dönemde; unutulan bir ustanın yaşam öyküsünü başka bir çizgi emekçisi Kürşat Coşgun un kalemi ve Turhan Selçuk un önsözüyle sunuyoruz siz sevgili okurlarımıza...
Yazar:Kürşat Coşkun
Sayfa Sayısı:200
Dil:Türkçe
Isbn:9789753482094
Boyut:14 X 20 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:01.01.2006
80 TL
55,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Emeğin Çizeri Çizginin Emekçisi Burhan Solukçu
1952 Yılı... Yedikule Verem Hastanesi...

"Bu hastanenin üçüncü pavyonunda 28 kişilik büyük bir koğuş vardı. Bir gün bu koğuşa bir kucak kemik getirip bırakıverdiler. Zonguldak tan, maden ocaklarından geliyordu. Eline üç beş kuruş verilerek ocaktan uzaklaştırılmıştı. Kendi kaderine terkedilmiş, son kuruşu da iyileşmesi için harcadıktan sonra benim gibi çürük insan deposuna bırakılıvermişti. Birkaç gün sonra bu kemik yığınının yatağın içinde kıpırdayıp bir şeyler yazmaya çalıştığını gördüm. Zonguldak taki eşine mektup yazıyordu. Elinden alıp postaya attırdım. Belki de aldığı antibiyotiklerden olacak, kulakları ağır işitiyordu. Halsizlikten zor konuştuğu için de her sabah işaretle hal hatır sormaya başlamıştık." Diye anlatıyor Rıfat Ilgaz, Burhan Solukçu ile ilk karşılaşmalarını. Sanatoryumda birlikte geçirdikleri günlerde Ilgaz ın yönlendirmesiyle Solukçu nun çizdiği ilk karikatür, bir madenci deseni...Ve sonrasında emeğin çizeri, çizginin emekçisi olma yolunu ilmek ilmek ören bir savaşım, bir direnç, bir duruş... Ülkemizde yozlaştırılan bir sanat anlayışının ve özdeğerlerine yabancılaştırılan bir toplum yaratma sonuçlarını en ciddi boyutuyla yaşadığımız bu dönemde; unutulan bir ustanın yaşam öyküsünü başka bir çizgi emekçisi Kürşat Coşgun un kalemi ve Turhan Selçuk un önsözüyle sunuyoruz siz sevgili okurlarımıza...

Son Gezdiğiniz Ürünler

Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı