Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Kumru Yuvası

Kumru Yuvası

Sokak aralarındaki soğuk çeşmeler gibiydi hayatım. Faytonların önünde dili dışarıda, dört nala koşan atın yelesi gibi rüzgâra saldım tüm kederimi; savrulsun diye.Kendi kendime öğrendiğim bir şey var. Çaresizlikte bulduğum bir yol... Beni mutsuz eden, her şeyden yüzümü çeviremesem de gönlümü çeviriyorum. Gönlü görmezse, gözü de görmüyor insanın. Dolayısıyla nasıl bir ferahlık, anlatamam.Hayatın  sırtınıza yüklediği küfeyi bir ucundan tutmak gibi…  Eski konağa geri dönmüş gibi...  Kumru yuvasının kenarında  kollarımı bağlayıp şehre tepeden bakar gibi...Ahh eski konak! Sen hiç bağlama kollarını, hep aç ve kucakla beni.Bir kumru kadar yerim olsa da onunki çalı çırpıdan, benimki eski tahtalardan… Bahçedeki tarihî çeşme gibi akıp geçse de yıllar, ömrümü senden uzağa atma!At arabalarının gelip geçtiği, atların nal seslerinin yankılandığı Osmanlı kokan sokak aralarında kaybet beni. Söz, kimse duymaz sesimi. Bir tek Paşam Sultan bilir yerimi. O da bir tek rüyalarıma gelir, bir de dualarıma…
Yazar:Asalet Salgınoğlu
Sayfa Sayısı:160
Dil:Türkçe
Isbn:9786257131476
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:11.03.2021
120 TL
78,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Kumru Yuvası
Sokak aralarındaki soğuk çeşmeler gibiydi hayatım. Faytonların önünde dili dışarıda, dört nala koşan atın yelesi gibi rüzgâra saldım tüm kederimi; savrulsun diye.
Kendi kendime öğrendiğim bir şey var. Çaresizlikte bulduğum bir yol... Beni mutsuz eden, her şeyden yüzümü çeviremesem de gönlümü çeviriyorum. Gönlü görmezse, gözü de görmüyor insanın. Dolayısıyla nasıl bir ferahlık, anlatamam.
Hayatın  sırtınıza yüklediği küfeyi bir ucundan tutmak gibi…  Eski konağa geri dönmüş gibi...  Kumru yuvasının kenarında  kollarımı bağlayıp şehre tepeden bakar gibi...
Ahh eski konak! Sen hiç bağlama kollarını, hep aç ve kucakla beni.
Bir kumru kadar yerim olsa da onunki çalı çırpıdan, benimki eski tahtalardan… Bahçedeki tarihî çeşme gibi akıp geçse de yıllar, ömrümü senden uzağa atma!
At arabalarının gelip geçtiği, atların nal seslerinin yankılandığı Osmanlı kokan sokak aralarında kaybet beni. Söz, kimse duymaz sesimi. Bir tek Paşam Sultan bilir yerimi. O da bir tek rüyalarıma gelir, bir de dualarıma…
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı