Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Seyfuddin Amidi Mefkuresinde Allah’a İman

Seyfuddin Amidi Mefkuresinde Allah’a İman

Felsefî-Kelâmî çizgide olan Seyfuddîn Âmidî, Allah'ın varlığını temellendirmede ispatı zor olan cevher ve arazın teselsülünün imkânsızlığı ile ispat-ı Vâcib yerine daha çok Kur’ân'da da sıklıkla bahsedilen mevcûdâtın sürekli yenilenmesi olgusunu gözler önüne sermektedir. Zira ona göre bu, müşâhede sınırlarımız içinde olup her zaman karşılaşılmakta, insan psikoloji üzerinde derin yansımalar meydana getirmekte ve bunun ispatı da daha kolaydır.Temaşa ettiğimiz her şeyin yok iken var olduğunu hatırlatan Âmidî, buradan hareketle her varlığın mümkün ve hâdis (sonradan) olduğunu, her mümkün varlığın bir müreccihi (tercih edicisi) ve her hâdisin de bir muhdisi (sonradan onu varlık sahasına çıkaranı) olduğu gerçeğine ulaşmaktadır. Âmidî daha önce ispat-ı Vâcib için ortaya konulan delillerin bir kısmına da ciddi eleştiriler getirmektedir.Allah'ın sıfatları konusunda da kendine özgü yaklaşımları ve eleştirileri olan Âmidî, Allah'ın sıfatlarında teşbîh ve nefye düşmeden Allah'ın zâtına ve tenzih düşüncesine uygun açıklamalar yapmaktadır. Ona göre doğru olanın, Allah'ın zatının, kemal sıfatlara sahip olduğunu benimsemek sonra da O’nun zâtında hiçbir eksikliğin olmadığını kabul etmektir.
Yazar:Dr. Abdurrahim Kızılşeker
Sayfa Sayısı:168
Dil:Türkçe
Isbn:9786257324212
Boyut:13.5 X 32 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:01.02.2021
120 TL
82,50 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Seyfuddin Amidi Mefkuresinde Allah’a İman
Felsefî-Kelâmî çizgide olan Seyfuddîn Âmidî, Allah'ın varlığını temellendirmede ispatı zor olan cevher ve arazın teselsülünün imkânsızlığı ile ispat-ı Vâcib yerine daha çok Kur’ân'da da sıklıkla bahsedilen mevcûdâtın sürekli yenilenmesi olgusunu gözler önüne sermektedir. Zira ona göre bu, müşâhede sınırlarımız içinde olup her zaman karşılaşılmakta, insan psikoloji üzerinde derin yansımalar meydana getirmekte ve bunun ispatı da daha kolaydır.
Temaşa ettiğimiz her şeyin yok iken var olduğunu hatırlatan Âmidî, buradan hareketle her varlığın mümkün ve hâdis (sonradan) olduğunu, her mümkün varlığın bir müreccihi (tercih edicisi) ve her hâdisin de bir muhdisi (sonradan onu varlık sahasına çıkaranı) olduğu gerçeğine ulaşmaktadır. Âmidî daha önce ispat-ı Vâcib için ortaya konulan delillerin bir kısmına da ciddi eleştiriler getirmektedir.
Allah'ın sıfatları konusunda da kendine özgü yaklaşımları ve eleştirileri olan Âmidî, Allah'ın sıfatlarında teşbîh ve nefye düşmeden Allah'ın zâtına ve tenzih düşüncesine uygun açıklamalar yapmaktadır. Ona göre doğru olanın, Allah'ın zatının, kemal sıfatlara sahip olduğunu benimsemek sonra da O’nun zâtında hiçbir eksikliğin olmadığını kabul etmektir.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı