Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Müslümanların Vahdet Sorunu

Müslümanların Vahdet Sorunu

Çalışmadan da anlayacağımız üzere, tevhidin yansımalarını aslında her alanda görebilmemiz mümkün. Kur'an-ı Kerim'in içerdiği tüm konuların sistematik bir şekilde belirli bir konuya yönlendirdiğini, o konuyu merkeze aldığını, ifade edilen bütün konuların da onunla anlam ve değer kazandığını belirtmek gerekir ki, sözünü ettiğimiz bu odak konu Allah'tır, Allah'ın birliğidir, tevhiddir... Batı, teknolojik gelişmenin sağladığı maddi güçle kendi dışında kalan toplumlar ve özellikle de İslam toplumu üzerinde hegemonya kurmak için uğraş sarfetti. Tüm dünya ülkelerine hâkim olma düşüncesini hemen gerçekleştiremedi, ancak bu sürecin oluşumunu sağlayacak altyapıyı hazırladı. Toplumları öncelikle kurmuş olduğu siyasi, düşünsel ve ticari sistemin içerisine çekmek için çaba harcadı. Bunda başarılı olması, dini ölçülerin dışında şekillenen kültürel yapısını empoze etmeye çalıştığı topluma hâkim olmasını ve onları sömürge konumuna getirdi. Avrupalılar, kendi sistemlerini geri kalmış (az gelişmiş!) ülkelere dayatmayı bir hak ve gereklilik olarak görmekte ve bunu yerine getirmek için uğraş sarfetmekteydiler. "önce toprak, sonra iş gücü sonra da zihinler sömürgeleştirilmiş ve istismar edilmişti."
Yazar:Muhammed Zeki Mirzaoğlu
Sayfa Sayısı:440
Dil:Türkçe
Isbn:9786258205688
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:19.10.2023
240 TL
165,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Müslümanların Vahdet Sorunu
Çalışmadan da anlayacağımız üzere, tevhidin yansımalarını aslında her alanda görebilmemiz mümkün. Kur'an-ı Kerim'in içerdiği tüm konuların sistematik bir şekilde belirli bir konuya yönlendirdiğini, o konuyu merkeze aldığını, ifade edilen bütün konuların da onunla anlam ve değer kazandığını belirtmek gerekir ki, sözünü ettiğimiz bu odak konu Allah'tır, Allah'ın birliğidir, tevhiddir...
 
Batı, teknolojik gelişmenin sağladığı maddi güçle kendi dışında kalan toplumlar ve özellikle de İslam toplumu üzerinde hegemonya kurmak için uğraş sarfetti. Tüm dünya ülkelerine hâkim olma düşüncesini hemen gerçekleştiremedi, ancak bu sürecin oluşumunu sağlayacak altyapıyı hazırladı. Toplumları öncelikle kurmuş olduğu siyasi, düşünsel ve ticari sistemin içerisine çekmek için çaba harcadı. Bunda başarılı olması, dini ölçülerin dışında şekillenen kültürel yapısını empoze etmeye çalıştığı topluma hâkim olmasını ve onları sömürge konumuna getirdi. Avrupalılar, kendi sistemlerini geri kalmış (az gelişmiş!) ülkelere dayatmayı bir hak ve gereklilik olarak görmekte ve bunu yerine getirmek için uğraş sarfetmekteydiler. "önce toprak, sonra iş gücü sonra da zihinler sömürgeleştirilmiş ve istismar edilmişti."

Son Gezdiğiniz Ürünler

Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı