Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Dionizyak Coşkunun İhtişam ve Sefaleti  Yakup Kadri’nin Nur Baba Romanına Psikanalitik Bir Yaklaşım

Dionizyak Coşkunun İhtişam ve Sefaleti Yakup Kadri’nin Nur Baba Romanına Psikanalitik Bir Yaklaşım

Türkiye’nin sosyal tarihiyle iç içe yürüyen romanlarında toplumun çeşitli yanlarını ve kurumlarını ele alan Yakup Kadri, Nur Baba romanında dikkatini yüzyıllardır toplumun moral değerlerini kuran, insanların iç dünyasını düzenleyen tekkeye ve tekke çevresinde sürdürülen hayata çevirir. İmparatorluğun çöküş ve çözülüş sürecinde asıl işlevini kaybeden bütün kurum ve kuruluşlar gibi, tekkeler de işlevlerini kaybeder, görev ve sorumluluklarından uzaklaşır.Tanrı merkezli bir dünya algısı çerçevesinde insanın iç dünyasının temizlenmesini ve arınmasını gerçekleştirmesi gereken tekkeler, zamanla bu dünya algısından uzaklaşarak dünyevî zevk ve eğlenceye, kadın-erkek ilişkisinin serbestçe yaşandığı, içki ve uyuşturucu maddelerinin rahatlıkla kullanıldığı, işlevlerini kaybeden, poetikasızlaşan mekânlara dönüşür. Bu romanıyla yazar, kapalı toplum birimi modeli olarak beliren tekkelere dikkatini yöneltir, bir Bektaşi tekkesi çevresinde tekkelerin iç yüzünü, çözülen değerler sisteminin yerini dionizyak coşkunun ve zevkin alışını edebî eser seviyesinde işler.
Yazar:Yasemin Bayraktar
Sayfa Sayısı:256
Dil:Türkçe
Isbn:9786051963723
Boyut:13.5 X 21.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:30.12.2019
180 TL
157,50 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Dionizyak Coşkunun İhtişam ve Sefaleti Yakup Kadri’nin Nur Baba Romanına Psikanalitik Bir Yaklaşım
Türkiye’nin sosyal tarihiyle iç içe yürüyen romanlarında toplumun çeşitli yanlarını ve kurumlarını ele alan Yakup Kadri, Nur Baba romanında dikkatini yüzyıllardır toplumun moral değerlerini kuran, insanların iç dünyasını düzenleyen tekkeye ve tekke çevresinde sürdürülen hayata çevirir.
 
İmparatorluğun çöküş ve çözülüş sürecinde asıl işlevini kaybeden bütün kurum ve kuruluşlar gibi, tekkeler de işlevlerini kaybeder, görev ve sorumluluklarından uzaklaşır.
Tanrı merkezli bir dünya algısı çerçevesinde insanın iç dünyasının temizlenmesini ve arınmasını gerçekleştirmesi gereken tekkeler, zamanla bu dünya algısından uzaklaşarak dünyevî zevk ve eğlenceye, kadın-erkek ilişkisinin serbestçe yaşandığı, içki ve uyuşturucu maddelerinin rahatlıkla kullanıldığı, işlevlerini kaybeden, poetikasızlaşan mekânlara dönüşür. Bu romanıyla yazar, kapalı toplum birimi modeli olarak beliren tekkelere dikkatini yöneltir, bir Bektaşi tekkesi çevresinde tekkelerin iç yüzünü, çözülen değerler sisteminin yerini dionizyak coşkunun ve zevkin alışını edebî eser seviyesinde işler.

Son Gezdiğiniz Ürünler

Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı