Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Kan Değirmeni

Kan Değirmeni

Yıl 1914, Eylül'ün ortaları. Sabahın ilk ışıklarıyla uyanan boz serçelerin söylediği şarkılar ve coşkun akan Ağrıt Deresi’nin şırıltılarıyla yeni bir güne merhaba diyen Tiyeri köyü, Yavuz Mahallesi'nden yükselen kadın feryatları ile ayağa kalktı. Önde gencecik bir delikanlı, arkasında birkaç kadın ve boy boy sıralanmış, çıplak ayaklı, cennet kokulu dünyalar tatlısı üç çocuk... Çocukların en küçüğü Hüseyin, dünyadan bihaber, etrafına gülücükler saçacak kadar cesur. Çakır Ali Pınarı’nın yanına varınca çocukların feryatları son haddeye varmıştı. Önde giden delikanlı:"Tamam, vedalaşalım artık. Yeter, fazla yorulmayın" deyince çocukları:"Baba ne olur gitme, bizi bırakma" diyerek delikanlının bacaklarına sarıldılar. Delikanlı da annesinin boynuna... "Sütünü helal et anam" diyebildi. Başka da bir şey diyemedi. Bir kelime daha demeye kalksa, gözyaşlarının Yeşilırmak gibi çağlamasından korkuyordu. Erkekler ağlamazdı.Ağlamadı da.
Yazar:Dursun Arslan
Sayfa Sayısı:383
Dil:Türkçe
Isbn:9786057279903
Boyut:13.5 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:16.05.2023
180 TL
123,75 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Kan Değirmeni
Yıl 1914, Eylül'ün ortaları. Sabahın ilk ışıklarıyla uyanan boz serçelerin söylediği şarkılar ve coşkun akan Ağrıt Deresi’nin şırıltılarıyla yeni bir güne merhaba diyen Tiyeri köyü, Yavuz Mahallesi'nden yükselen kadın feryatları ile ayağa kalktı. Önde gencecik bir delikanlı, arkasında birkaç kadın ve boy boy sıralanmış, çıplak ayaklı, cennet kokulu dünyalar tatlısı üç çocuk... Çocukların en küçüğü Hüseyin, dünyadan bihaber, etrafına gülücükler saçacak kadar cesur. Çakır Ali Pınarı’nın yanına varınca çocukların feryatları son haddeye varmıştı. Önde giden delikanlı:
"Tamam, vedalaşalım artık. Yeter, fazla yorulmayın" deyince çocukları:
"Baba ne olur gitme, bizi bırakma" diyerek delikanlının bacaklarına sarıldılar. Delikanlı da annesinin boynuna... "Sütünü helal et anam" diyebildi. Başka da bir şey diyemedi. Bir kelime daha demeye kalksa, gözyaşlarının Yeşilırmak gibi çağlamasından korkuyordu. Erkekler ağlamazdı.
Ağlamadı da.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı