Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Bir Osmanlı Subayı İstanbul'dan Çanakkale Savaşı'na Günlük 1914-1915

Bir Osmanlı Subayı İstanbul'dan Çanakkale Savaşı'na Günlük 1914-1915

Meçhul bir Osmanlı Subayı’nın 1914 ve 1915 yıllarında kaleme aldığı bu günlükte, kendisinin İstanbul ve İzmir’deki yaşantısını, Harbin ilanıyla beraber birliğini cepheye götürüşünü ve Çanakkale Savaşı’nda yaşadıklarını abartısız ve yalın bir dille aktarıyor.Günlükten bir kesit:22 Teşrîn-i Sânî(Pazar)Muharrem 19Vakt-i Zuhr, 7, 24R?z-ı Kasım 292, 31 Tul?‘-ı ŞemsKerevizdereİlk MuhârebeSabahleyin düşman ikinci tabura, sol cenaha birçok torpil attı. Siperleri harap etti. Üçüncü bölük çok ezilmiş; Hikmet hafifçe yaralanmışidi. Sargı mahalline koştum, Hikmet’i aldım. Bir parça oturup gitti. Ateş de hafiflemişti.Akşamüstü beşte sol cenahtan gittikçe şiddetli ateş başladı. Torpiller, bombalar pek çok atılıyordu. Sol taraf, dumandan görünmez oldu. Telefon koptu. Haber alınamıyordu. Nihayet bir rapor geldi: Şiddetli muhârebe devâm ediyor… Ortalık kararırken yavaş yavaş ateş kesildi. El-hamdü lillâh, bir şey yok… Düşmanın hücûmu def ve imhâ edilmiş. Gece Abdurrahman Bey, ayağından yaralı geldi. Odamda oturdu. Mülâzim-i evvel Süleyman da yaralı imiş. Heman sargı mahalline koştu. Hakkı’nın şehâdetini söyledi. Teselli ettim. Çıkarken Mitralyoz Mülâzimi Ferid’in nâşını gördüm. Şehid olmuş. Yukarı odaya çıktım. Konuşurken Hikmet geldi. Çok sevindim. Başından yaralanarak kurtulmuş. Bir saat kadar oturup üçü de gittiler. Allah âfiyet versin. Bu gece otuz kadar şehid, 120 mecruh var.
Yazar:İlker Özmestçi
Sayfa Sayısı:210
Dil:Türkçe
Isbn:9789944264587
Boyut:19.5 X 26 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:26.01.2015
32 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Bir Osmanlı Subayı İstanbul'dan Çanakkale Savaşı'na Günlük 1914-1915
Meçhul bir Osmanlı Subayı’nın 1914 ve 1915 yıllarında kaleme aldığı bu günlükte, kendisinin İstanbul ve İzmir’deki yaşantısını, Harbin ilanıyla beraber birliğini cepheye götürüşünü ve Çanakkale Savaşı’nda yaşadıklarını abartısız ve yalın bir dille aktarıyor.
Günlükten bir kesit:

22 Teşrîn-i Sânî
(Pazar)
Muharrem 19
Vakt-i Zuhr, 7, 24
R?z-ı Kasım 29
2, 31 Tul?‘-ı Şems
Kerevizdere
İlk Muhârebe

Sabahleyin düşman ikinci tabura, sol cenaha birçok torpil attı. Siperleri harap etti. Üçüncü bölük çok ezilmiş; Hikmet hafifçe yaralanmışidi. Sargı mahalline koştum, Hikmet’i aldım. Bir parça oturup gitti. Ateş de hafiflemişti.

Akşamüstü beşte sol cenahtan gittikçe şiddetli ateş başladı. Torpiller, bombalar pek çok atılıyordu. Sol taraf, dumandan görünmez oldu. Telefon koptu. Haber alınamıyordu. Nihayet bir rapor geldi: Şiddetli muhârebe devâm ediyor… Ortalık kararırken yavaş yavaş ateş kesildi. El-hamdü lillâh, bir şey yok… Düşmanın hücûmu def ve imhâ edilmiş. Gece Abdurrahman Bey, ayağından yaralı geldi. Odamda oturdu. Mülâzim-i evvel Süleyman da yaralı imiş. Heman sargı mahalline koştu. Hakkı’nın şehâdetini söyledi. Teselli ettim. Çıkarken Mitralyoz Mülâzimi Ferid’in nâşını gördüm. Şehid olmuş. Yukarı odaya çıktım. Konuşurken Hikmet geldi. Çok sevindim. Başından yaralanarak kurtulmuş. Bir saat kadar oturup üçü de gittiler. Allah âfiyet versin. Bu gece otuz kadar şehid, 120 mecruh var.

Son Gezdiğiniz Ürünler

Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı