Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Mahcubiyet Öyküleri

Mahcubiyet Öyküleri

“Şimdi gözlüklerimi çıkarıp masaya koyuyorum ve karşımda duran  adam sanki orada yokmuş da ben onu hayal ediyormuşum gibi bakıyorum. Üzerimde sonsuz bir rehavet ve uçsuz  bucaksız bir ukalalık mevcut.  Pencereden  görülebilen  yalnız  morarmış  bulutlar.  Gün  can  veriyor.  Bu  durumda  yığınla insan  fotoğraf  çeker.  Bu  adam  gözyaşı  döküyor.  Ben,  diyor,  asla  böyle  müthiş  bir  biçimde ölemeyeceğim. Ben üşüyorum. Dirseklerimi masaya dayıyorum, burnumu kaldırıyorum ve teşekkür ederim  fakat  süremiz  bitti  diyorum.  Bu  günlüklerin  hemen  şimdi  yakılması  gerek.  Daha  fazla  bu cızırtıları dinleyemeyeceğim. Bu kokuya tahammül edemeyeceğim. Hemen  kapıyı  kapatıp  ağlıyorum.  Sıkıcı  alışkanlıklarım.  Terk  edilmesi  kolay  ve  de  mümkün,  fakat yine de bu kapının dibinde  büzülüp ağlamak devam ediyor. Söylemem  gereken şeyleri bir yürümek esnasında tek tek  mezar taşlarına dağıtıyorum; pespaye, cılkı çıkmış  cümleleri ve tüm farazi içtenlik zımbırtılarını.Sanırım kayda değer bir cehaletim bile yok.”
Yazar:Ersin Yılmaz
Sayfa Sayısı:123
Dil:Türkçe
Isbn:9789759958404
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:06.11.2017
100 TL
75,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Mahcubiyet Öyküleri
“Şimdi gözlüklerimi çıkarıp masaya koyuyorum ve karşımda duran  adam sanki orada yokmuş da ben 
onu hayal ediyormuşum gibi bakıyorum. Üzerimde sonsuz bir rehavet ve uçsuz  bucaksız bir ukalalık 
mevcut.  Pencereden  görülebilen  yalnız  morarmış  bulutlar.  Gün  can  veriyor.  Bu  durumda  yığınla 
insan  fotoğraf  çeker.  Bu  adam  gözyaşı  döküyor.  Ben,  diyor,  asla  böyle  müthiş  bir  biçimde 
ölemeyeceğim. Ben üşüyorum. Dirseklerimi masaya dayıyorum, burnumu kaldırıyorum ve teşekkür 
ederim  fakat  süremiz  bitti  diyorum.  Bu  günlüklerin  hemen  şimdi  yakılması  gerek.  Daha  fazla  bu 
cızırtıları dinleyemeyeceğim. Bu kokuya tahammül edemeyeceğim. 
Hemen  kapıyı  kapatıp  ağlıyorum.  Sıkıcı  alışkanlıklarım.  Terk  edilmesi  kolay  ve  de  mümkün,  fakat 
yine de bu kapının dibinde  büzülüp ağlamak devam ediyor. Söylemem  gereken şeyleri bir yürümek 
esnasında tek tek  mezar taşlarına dağıtıyorum; pespaye, cılkı çıkmış  cümleleri ve tüm farazi içtenlik 
zımbırtılarını.
Sanırım kayda değer bir cehaletim bile yok.”

Son Gezdiğiniz Ürünler

Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı