Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Annemin Gözleri

Annemin Gözleri

“Kar yağıyordu. Başımı sağa çevirip iki dükkân arasından gözüken bordo binaya baktım. Pencerede miydi Hicran? Yoksa o da dipsiz bir kuyuya mı düşmüştü benim gibi. Araç  çalıştı.  El  salladım.  Ragıp  bana  bakıyordu.  Bense  karşıya.  Az  sonra  gözden  kayboldu  Ragıp, kütüphane, öğretmenevi. Sonrasında hapishane, kaymakamlık, ilçenin çıkışındaki çalıştığım okul ve nihayetinde Hizan. Pencerede  Hicran’ı,  ocakta  Ragıp’ı,  dükkân  önünde  Şakir  Dayı’yı,  kulübede  askeri,  hücrelerde mahkûmları, bahçede öğrencileri, iki dağın eteğindeki evleri düşündüm bir bir. Kıvrılarak çıktık Panur Dağı’nı. Başları poşulu adamlar sigaralarını yakmışlar, göz gözü görmüyordu. Radyodan ince bir kadın sesi geliyordu. Ağıttı söylediği. Kürtçe. Yükselen  dumanlarda  Hicran’ın  gözlerini  gördüm.  Islak  gözlerini.  Uzun  kirpiklerinin  arasından bakıyordu bana. Gölge düşmüştü bakışlarına. Elimde  tuttuğum  menekşeye  baktım.  “Bir  gün  benim  menekşelerimle  sana  verdiğim  menekşe  aynı çatı altında buluşurlar umarım.” diye yazmıştı Hicran. Başımı cama dayadım. Gözlerimi kapattım.”
Yazar:Mustafa Başpınar
Sayfa Sayısı:96
Dil:Türkçe
Isbn:9789759956943
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:23.03.2017
100 TL
75,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Annemin Gözleri
“Kar yağıyordu. Başımı sağa çevirip iki dükkân arasından gözüken bordo binaya baktım. Pencerede 
miydi Hicran? Yoksa o da dipsiz bir kuyuya mı düşmüştü benim gibi. 
Araç  çalıştı.  El  salladım.  Ragıp  bana  bakıyordu.  Bense  karşıya.  Az  sonra  gözden  kayboldu  Ragıp, 
kütüphane, öğretmenevi. Sonrasında hapishane, kaymakamlık, ilçenin çıkışındaki çalıştığım okul ve 
nihayetinde Hizan. 
Pencerede  Hicran’ı,  ocakta  Ragıp’ı,  dükkân  önünde  Şakir  Dayı’yı,  kulübede  askeri,  hücrelerde 
mahkûmları, bahçede öğrencileri, iki dağın eteğindeki evleri düşündüm bir bir. 
Kıvrılarak çıktık Panur Dağı’nı. Başları poşulu adamlar sigaralarını yakmışlar, göz gözü görmüyordu. 
Radyodan ince bir kadın sesi geliyordu. Ağıttı söylediği. Kürtçe. 
Yükselen  dumanlarda  Hicran’ın  gözlerini  gördüm.  Islak  gözlerini.  Uzun  kirpiklerinin  arasından 
bakıyordu bana. Gölge düşmüştü bakışlarına. 
Elimde  tuttuğum  menekşeye  baktım.  “Bir  gün  benim  menekşelerimle  sana  verdiğim  menekşe  aynı 
çatı altında buluşurlar umarım.” diye yazmıştı Hicran. Başımı cama dayadım. Gözlerimi kapattım.”
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı