Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Ramazan-name

Ramazan-name

Eski İstanbul ramazanlarında, her gün iftar ve sahur vakitlerinde davulcu ya da bekçi tarafından okunan mâniler, edebiyat açısından olduğu kadar İstanbul folklorunun tanıkları olmaları bakımından da kıymetli dil ve kültür yadigârlarıdır. Bu mânilerde hikmetli sözlerin yanında, çoğunlukla nükteli bir dil kullanılması dikkat çeker. Bunun amacının muhatabı güldürmek, eğlendirmek, hoşça bir an geçirtmek olduğunu söylemek mümkündür. Bu şekilde, dinî günlerin, çeşitli vesilelerle sadece birer ilahi vazife olmaktan çıkarıldığı, burada olduğu gibi iftarda, sahurda okunan mânilerle onların “bu mâh aylar yücesidir / zevk u safâ gecesidir” denilerek bir neşe kaynağı kılındığı, yolu gözlenir bir hâle getirildiği, külfet değil büyük bir nimet bilindiği kolaylıkla görülebilir. Ramazan-nâme, içerdiği yüzün üzerinde fasıl ve bin dört yüz yetmiş beş mâni ile türünün en hacimli eseridir. Yalnızca edebiyat ve dil açısından değil; dinî, tarihî, coğrafî, içtimaî yönlerden de zengin içeriğiyle kıymetli ve nadir bir eserdir. Eserde, umumiyetle İstanbul’un semt, hamam, mesireleri vs. gibi özellik­leri işlenmekle beraber renklerden, mesleklerden, hayvanlardan, meyve ve tatlılardan da bahsedilir.
Yazar:Prof. Dr. Amil Çelebioğlu
Sayfa Sayısı:240
Dil:Türkçe
Isbn:9789759959623
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:09.05.2019
180 TL
135,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Ramazan-name
Eski İstanbul ramazanlarında, her gün iftar ve sahur vakitlerinde davulcu ya da bekçi tarafından okunan mâniler, edebiyat açısından olduğu kadar İstanbul folklorunun tanıkları olmaları bakımından da kıymetli dil ve kültür yadigârlarıdır. Bu mânilerde hikmetli sözlerin yanında, çoğunlukla nükteli bir dil kullanılması dikkat çeker. Bunun amacının muhatabı güldürmek, eğlendirmek, hoşça bir an geçirtmek olduğunu söylemek mümkündür. Bu şekilde, dinî günlerin, çeşitli vesilelerle sadece birer ilahi vazife olmaktan çıkarıldığı, burada olduğu gibi iftarda, sahurda okunan mânilerle onların “bu mâh aylar yücesidir / zevk u safâ gecesidir” denilerek bir neşe kaynağı kılındığı, yolu gözlenir bir hâle getirildiği, külfet değil büyük bir nimet bilindiği kolaylıkla görülebilir.
 
Ramazan-nâme, içerdiği yüzün üzerinde fasıl ve bin dört yüz yetmiş beş mâni ile türünün en hacimli eseridir. Yalnızca edebiyat ve dil açısından değil; dinî, tarihî, coğrafî, içtimaî yönlerden de zengin içeriğiyle kıymetli ve nadir bir eserdir. Eserde, umumiyetle İstanbul’un semt, hamam, mesireleri vs. gibi özellik­leri işlenmekle beraber renklerden, mesleklerden, hayvanlardan, meyve ve tatlılardan da bahsedilir.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı