Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Yaşanmamış Sayılan Anılar

Yaşanmamış Sayılan Anılar

12 Eylül her şeyi öyle savurmuş, öyle dağıtmıştı ki, yaşanan şeylere, toplumun en politik insanları bizler bile şaşkınlıkla bakıyorduk. Her ma-halle, işyeri 12 Eylül tarafından resmen örgütlendiriliyordu… Dile kolay, aylardır yalnızca ölüm, yakalanma, hepsinden önemlisi de salkım salkım çözülme haberleri alıyorduk. Yalnızca haber almıyor, bizzat yaşıyorduk. En tanıdıklarımız, yoldaşlarımız, amansızca sürdürülen sürek avlarında teker teker yakalanıyor, öldürülüyor, işkenceden geçiriliyor ya da kaybediliyordu. Gazeteler, radyolar, televizyonlar yakalanmaları, öldürülmeleri, idamları bir bayram havasında verirken, bunun karşısında hiçbir şey yapamadan öylece oturmak, onları dinlemek, üstelik o anda bile yalnızca kendi güvenliğini düşünmek zorunda olmak kahrediyordu bizi.”Yirmili yaşlarda devrimci bir genç… 12 Eylül darbesinin hemen ertesi… Türkiye’deki askeri diktatörlüğe karşı ‘bir şeyler’ yapabilmek için toplanmış devrimcilerin Suriye’de kurduğu kamp… Tartışmalar, hesaplaşmalar… Filistinlilerle ilişkiler… Tükenmeyen umutlar, sonrasında büyük hayal kırıklıkları…12 Eylül sonrasının en karanlık günlerini olanca çıplaklığıyla anlatan sarsıcı bir tanıklık…
Yazar:Mehmet Tepebaşı
Sayfa Sayısı:364
Dil:Türkçe
Isbn:9789759051969
Boyut:13 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:03.07.2010
150 TL
118,95 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Yaşanmamış Sayılan Anılar
12 Eylül her şeyi öyle savurmuş, öyle dağıtmıştı ki, yaşanan şeylere, toplumun en politik insanları bizler bile şaşkınlıkla bakıyorduk. Her ma-halle, işyeri 12 Eylül tarafından resmen örgütlendiriliyordu… Dile kolay, aylardır yalnızca ölüm, yakalanma, hepsinden önemlisi de salkım salkım çözülme haberleri alıyorduk. Yalnızca haber almıyor, bizzat yaşıyorduk. En tanıdıklarımız, yoldaşlarımız, amansızca sürdürülen sürek avlarında teker teker yakalanıyor, öldürülüyor, işkenceden geçiriliyor ya da kaybediliyordu. Gazeteler, radyolar, televizyonlar yakalanmaları, öldürülmeleri, idamları bir bayram havasında verirken, bunun karşısında hiçbir şey yapamadan öylece oturmak, onları dinlemek, üstelik o anda bile yalnızca kendi güvenliğini düşünmek zorunda olmak kahrediyordu bizi.”
Yirmili yaşlarda devrimci bir genç… 12 Eylül darbesinin hemen ertesi… Türkiye’deki askeri diktatörlüğe karşı ‘bir şeyler’ yapabilmek için toplanmış devrimcilerin Suriye’de kurduğu kamp… Tartışmalar, hesaplaşmalar… Filistinlilerle ilişkiler… Tükenmeyen umutlar, sonrasında büyük hayal kırıklıkları…

12 Eylül sonrasının en karanlık günlerini olanca çıplaklığıyla anlatan sarsıcı bir tanıklık…

Son Gezdiğiniz Ürünler

Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı