Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Medeniyetin Başladığı Yer Cami

Medeniyetin Başladığı Yer Cami

İnsanın, hem kendi var oluşunun anlamını gerçekleştirebilmesi hem de içinde yaşadığı toplumda ‘ideal birey’ olabilmesi yani toplumuna ve tüm insanlığa bilgi, davranış ve değer olarak katkılarda bulunabilmesi için üç ögenin birlikteliği gerekmektedir; okumak, düşünmek ve fikir alışverişi yapmak. Aristo’nun ifadesiyle, “okuyup yazanla okumayan arasındaki fark, ölü ile diri arasındaki fark gibidir.” Çünkü okumak, hayatın kabuğunu yeniden çatlatmaktır. Benjamin Franklin’e göre, “Bir ülkede okumaya karşı istek artmadıkça, gaflet ve bu gafletten doğacak felâket azalmaz.” Peki, niçin bazı insanlar veya bazı milletler çok okuyor da, diğerleri okumuyor? Yazarımız bu noktada temel yargılardan hareketle bir milletin neden okumadığı sorusuyla bizleri yüzleştiriyor. Kitap, üzerine inşa edilmiş bir medeniyetten geriye kalan en önemli emareleri diğer bir ifadeyle külleri ortaya çıkarıyor, yeniden alevlendirmeye çalışıyor. Nitekim “bir yerde kitap varsa, külleri ve tozları üzerinden inşa edilecek bir medeniyet vardır” mottosundan hareket ediyor ve size sahafların önemini idrak ettiriyor. “Eskiden kitap satan, kitapçı yerinde kullanılan bir tabirdir sahaf. Osmanlı’da bugünkü anlamıyla sadece eski kitap merkezi değildi sahaflar. Sahaf dükkanları diğer esnaf dükkânları gibi dua ile açılır, dua ile kapanırdı. Mürekkepçiler, divitçiler, kalemciler, kağıtçılar, mücellitler ve müzehhipler de sahaflara yakın otururlardı.”
Yazar:Komisyon
Dil:Türkçe
Isbn:9789751956040
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:01.01.2013
50 TL
42,25 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Medeniyetin Başladığı Yer Cami
İnsanın, hem kendi var oluşunun anlamını gerçekleştirebilmesi hem de içinde yaşadığı toplumda ‘ideal birey’ olabilmesi yani toplumuna ve tüm insanlığa bilgi, davranış ve değer olarak katkılarda bulunabilmesi için üç ögenin birlikteliği gerekmektedir; okumak, düşünmek ve fikir alışverişi yapmak. Aristo’nun ifadesiyle, “okuyup yazanla okumayan arasındaki fark, ölü ile diri arasındaki fark gibidir.” Çünkü okumak, hayatın kabuğunu yeniden çatlatmaktır. Benjamin Franklin’e göre, “Bir ülkede okumaya karşı istek artmadıkça, gaflet ve bu gafletten doğacak felâket azalmaz.” Peki, niçin bazı insanlar veya bazı milletler çok okuyor da, diğerleri okumuyor? Yazarımız bu noktada temel yargılardan hareketle bir milletin neden okumadığı sorusuyla bizleri yüzleştiriyor. Kitap, üzerine inşa edilmiş bir medeniyetten geriye kalan en önemli emareleri diğer bir ifadeyle külleri ortaya çıkarıyor, yeniden alevlendirmeye çalışıyor. Nitekim “bir yerde kitap varsa, külleri ve tozları üzerinden inşa edilecek bir medeniyet vardır” mottosundan hareket ediyor ve size sahafların önemini idrak ettiriyor. “Eskiden kitap satan, kitapçı yerinde kullanılan bir tabirdir sahaf. Osmanlı’da bugünkü anlamıyla sadece eski kitap merkezi değildi sahaflar. Sahaf dükkanları diğer esnaf dükkânları gibi dua ile açılır, dua ile kapanırdı. Mürekkepçiler, divitçiler, kalemciler, kağıtçılar, mücellitler ve müzehhipler de sahaflara yakın otururlardı.”

Son Gezdiğiniz Ürünler

Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı