Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Safahat

Safahat

Mehmed Akif Ersoy, yakın tarihimizin en büyük şâiri, fikir ve mücâdele adamı, benzeri pek az görülen, özü sözüne uygun bir ahlâk kahramanıdır. Mehmed Akif, masum milletinin en acıklı günlerinde, bütün dert, felâket ve acılan onunla birlikte yaşamış ve derinden hissetmiş bir gönül fedâisidir. Fakir bir ailede doğan Akif, âlim bir zat olan çok sevdiği babasını küçük yaşta kaybetmiş, arkasından evleri de yanmıştı. Fakat hiçbir şeyden yılmayan bu çalışkan genç, bir taraftan okullarını birincilikle bitirirken, bütün sporları da başarıyla yapmış; diğer taraftan hatimle namaz kıldıracak kadar kuvvetli bir hafız olabilmiştir. Hayatını kazanmak için bir taraftan özel dersler verirken, diğer taraftan üç dilden eserler okuyacak kadar bilgisini ilerletmiş; tercümeler yapmış ve binlerce mısra yazıp yırtarak şairliğine hazırlanmıştır. 1908 öncesinde, mesleği olan baytarlık dolayısıyla karış karış dolaştığı Osmanlı ülkesinde, dindar, saf ve masum, fakat göreneklere boğulmuş, fakr u zaruret içinde bir halk ile hemhal olması ve onun dertleriyle dertlenmesi Mehmed Akif'i, bu milletin gerçek millî şâiri haline getirmiştir. İlk safahat'ta toplanan şiirlerinde cemiyetin insanî dertlerini, ikincisinde hürriyeti, çalışmayı, halk ve aydın ayrılığının zararlarını ele alan Akif, on yıl devam eden savaşların sonunda İstanbul’a kadar giren düşman karşısında artık yurdunun felâketi ve milletinin acılarıyla inleyip haykıran bir ızdırap şâiri olmuştu.
Yazar:Mehmet Akif Ersoy
Sayfa Sayısı:540
Dil:Türkçe
Isbn:9789753899086
Boyut:13 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:22.03.2017
180 TL
146,25 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Safahat
Mehmed Akif Ersoy, yakın tarihimizin en büyük şâiri, fikir ve mücâdele adamı, benzeri pek az görülen, özü sözüne uygun bir ahlâk kahramanıdır. Mehmed Akif, masum milletinin en acıklı günlerinde, bütün dert, felâket ve acılan onunla birlikte yaşamış ve derinden hissetmiş bir gönül fedâisidir. Fakir bir ailede doğan Akif, âlim bir zat olan çok sevdiği babasını küçük yaşta kaybetmiş, arkasından evleri de yanmıştı. Fakat hiçbir şeyden yılmayan bu çalışkan genç, bir taraftan okullarını birincilikle bitirirken, bütün sporları da başarıyla yapmış; diğer taraftan hatimle namaz kıldıracak kadar kuvvetli bir hafız olabilmiştir. Hayatını kazanmak için bir taraftan özel dersler verirken, diğer taraftan üç dilden eserler okuyacak kadar bilgisini ilerletmiş; tercümeler yapmış ve binlerce mısra yazıp yırtarak şairliğine hazırlanmıştır. 1908 öncesinde, mesleği olan baytarlık dolayısıyla karış karış dolaştığı Osmanlı ülkesinde, dindar, saf ve masum, fakat göreneklere boğulmuş, fakr u zaruret içinde bir halk ile hemhal olması ve onun dertleriyle dertlenmesi Mehmed Akif'i, bu milletin gerçek millî şâiri haline getirmiştir. İlk safahat'ta toplanan şiirlerinde cemiyetin insanî dertlerini, ikincisinde hürriyeti, çalışmayı, halk ve aydın ayrılığının zararlarını ele alan Akif, on yıl devam eden savaşların sonunda İstanbul’a kadar giren düşman karşısında artık yurdunun felâketi ve milletinin acılarıyla inleyip haykıran bir ızdırap şâiri olmuştu.

Son Gezdiğiniz Ürünler

Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı