Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Kırık Deniz Kabukları

Kırık Deniz Kabukları

Halid Ziya Bey rüyalarında, rüyalarıyla birlikte, hayatına denk, ikinci bir hayat yaşadığını söylüyordu. Rüyalarda, asıl hayatıyla rüyadaki hayatının birleştiğini, birbirine karıştığını, artık bir boşlukta yuvarlandığını söylüyordu. "... Öyle bir yuvarlanış ki etrafı cinnetin uçurumlarıyla çevrilmiş olsun.." istiyordu. "Onu, yavrucuğumu..." diye yazmıştı, "..bir araba içinde gördüm. Nerede, ne zaman? Layıkıyla bilemiyorum. Galiba bir ormanlıkta, galiba bir gece, galiba yağışlı, kasırgalı bir hava..."Selim İleri, Kırık Deniz Kabukları'nda, Sultan Reşad'ın Dolmabahçe Sarayı'ndan Atatürk'ün Çankayası'na, büyük romancımız Halid Ziya Uşaklıgil'le birlite iz sürüyor. Biyografik özellikler taşıyan bu roman, Uşaklıgil'in diplomat oğlu Halil Vedad'ın acı dolu yaşamını, genç yaşta bir intiharın geri planındaki gizleri ancak Selim İleri'ye yaraşır duyarlılıklar ve inceliklerle dile getiriyor. "Muharririn 'Kırk Yıl' ile 'Saray ve Ötesi' kitaplarının devamı demek olan bu eser birçok tarihi vakalara temas etmekle beraber oğlu Halil Vedad'ın hayatını ve akıbetini tasvir eden bir acı hikayedir..." diye anılmış, gözden ırak tutulmuş 1942 basımlı anı kitabını odak alan Selim İleri, "Kırık Deniz Kabukları"nda bir hayatın... birçok hayatın silinmiş çizgilerini "yeniden" dile getiriyor. Yazar, "örtülmüş" zamanı bugüne çekerek, bugünün yorumuna açıyor. Sultan Reşat'ın Dolmabahçe Sarayından Atatürk'ün Çankaya'sına, yakın tarihimizden sahnelerin, görüntülerin, resim ve fotoğrafların "bireysel" bir üslupla incelendiği bu roman, bir yandan da onmaz sanılmış kalp ağrılarını deşmekte. Zaten "Kırık Deniz Kabukları"nda denildiğince, "yıldızı çoktan sönmüş hayatlarda, öyle kaç kereler, geçmişi dirilterek bizi üzen her şeyi iyileştirebileceğimizi ummaz mıyız?"
Yazar:Selim İleri
Sayfa Sayısı:228
Dil:Türkçe
Isbn:9789752930379
Boyut:13.5 X 19.5 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:24.09.2002
11,11 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Kırık Deniz Kabukları
Halid Ziya Bey rüyalarında, rüyalarıyla birlikte, hayatına denk, ikinci bir hayat yaşadığını söylüyordu. Rüyalarda, asıl hayatıyla rüyadaki hayatının birleştiğini, birbirine karıştığını, artık bir boşlukta yuvarlandığını söylüyordu. "... Öyle bir yuvarlanış ki etrafı cinnetin uçurumlarıyla çevrilmiş olsun.." istiyordu. "Onu, yavrucuğumu..." diye yazmıştı, "..bir araba içinde gördüm. Nerede, ne zaman? Layıkıyla bilemiyorum. Galiba bir ormanlıkta, galiba bir gece, galiba yağışlı, kasırgalı bir hava..."
Selim İleri, Kırık Deniz Kabukları'nda, Sultan Reşad'ın Dolmabahçe Sarayı'ndan Atatürk'ün Çankayası'na, büyük romancımız Halid Ziya Uşaklıgil'le birlite iz sürüyor.
Biyografik özellikler taşıyan bu roman, Uşaklıgil'in diplomat oğlu Halil Vedad'ın acı dolu yaşamını, genç yaşta bir intiharın geri planındaki gizleri ancak Selim İleri'ye yaraşır duyarlılıklar ve inceliklerle dile getiriyor.

"Muharririn 'Kırk Yıl' ile 'Saray ve Ötesi' kitaplarının devamı demek olan bu eser birçok tarihi vakalara temas etmekle beraber oğlu Halil Vedad'ın hayatını ve akıbetini tasvir eden bir acı hikayedir..." diye anılmış, gözden ırak tutulmuş 1942 basımlı anı kitabını odak alan Selim İleri, "Kırık Deniz Kabukları"nda bir hayatın... birçok hayatın silinmiş çizgilerini "yeniden" dile getiriyor. Yazar, "örtülmüş" zamanı bugüne çekerek, bugünün yorumuna açıyor. Sultan Reşat'ın Dolmabahçe Sarayından Atatürk'ün Çankaya'sına, yakın tarihimizden sahnelerin, görüntülerin, resim ve fotoğrafların "bireysel" bir üslupla incelendiği bu roman, bir yandan da onmaz sanılmış kalp ağrılarını deşmekte. Zaten "Kırık Deniz Kabukları"nda denildiğince, "yıldızı çoktan sönmüş hayatlarda, öyle kaç kereler, geçmişi dirilterek bizi üzen her şeyi iyileştirebileceğimizi ummaz mıyız?"
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı