Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda

Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda

“Beş gazetenin arşivinden 460 bin sayfa taradım. Sırf arşiv taraması 1.5 senemi aldı. İsim Şehir Hayvan ve İsim Şehir Bitki gibi köşe yazılarımdan derleme değil... Sıfırdan yazıldı. 3 Kasım 2002’de başlıyor. Bugüne kadar geliyor. Çıraklık, kalfalık, ustalık diye üç bölümden oluşuyor.”Yılmaz Özdil, Hürriyet, 30 Temmuz 2013Bir tablo hayal edin.Sanat eseri.Miras. Size ait.Tuvali, Türkiye coğrafyası.Boyası, şehit kanı, alın teri.Her sabah uyanıyorsunuz.Gururla seyrediyorsunuz.Ama, birileri her sabah sizden önce uyanıp o tablonun başına geçiyorve orasına burasına minik minik fırça darbeleri atıyor.Her sabah bir minik fırça darbesi.Usta işi.Küçük küçük değişiyor tablo.Aniden değil.Milim milim.Alıştıra alıştıra.Yedire yedire.Aradan yıllar geçiyor.Tablo, o tablo olmaktan çıkmış!Komple değişmiş.Dedim ya, kanıksamışsınız.Bakıyorsunuz bakıyorsunuz…Tablo, hâlâ aynı tablo zannediyorsunuz.Peki ne yapılabilir?Fark, nasıl fark edilebilir?Orijinal’in aslında ne kadar değiştiği…Ne hale getirildiği…İlk bakışta nasıl anlaşılabilir?Tek çare var. Kıyas.Tablonun ilk haliyle...Son halini yan yana koymalı.
Yazar:Yılmaz Özdil
Sayfa Sayısı:352
Dil:Türkçe
Isbn:9786050916355
Boyut:14 X 23 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:11.02.2014
23,15 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda
“Beş gazetenin arşivinden 460 bin sayfa taradım. Sırf arşiv taraması 1.5 senemi aldı. İsim Şehir Hayvan ve İsim Şehir Bitki gibi köşe yazılarımdan derleme değil... Sıfırdan yazıldı. 3 Kasım 2002’de başlıyor. Bugüne kadar geliyor. Çıraklık, kalfalık, ustalık diye üç bölümden oluşuyor.”
Yılmaz Özdil, Hürriyet, 30 Temmuz 2013

Bir tablo hayal edin.
Sanat eseri.
Miras. Size ait.
Tuvali, Türkiye coğrafyası.
Boyası, şehit kanı, alın teri.
Her sabah uyanıyorsunuz.
Gururla seyrediyorsunuz.
Ama, birileri her sabah sizden önce uyanıp o tablonun başına geçiyor
ve orasına burasına minik minik fırça darbeleri atıyor.
Her sabah bir minik fırça darbesi.
Usta işi.
Küçük küçük değişiyor tablo.
Aniden değil.
Milim milim.
Alıştıra alıştıra.
Yedire yedire.
Aradan yıllar geçiyor.
Tablo, o tablo olmaktan çıkmış!
Komple değişmiş.
Dedim ya, kanıksamışsınız.
Bakıyorsunuz bakıyorsunuz…
Tablo, hâlâ aynı tablo zannediyorsunuz.
Peki ne yapılabilir?
Fark, nasıl fark edilebilir?
Orijinal’in aslında ne kadar değiştiği…
Ne hale getirildiği…
İlk bakışta nasıl anlaşılabilir?
Tek çare var. Kıyas.
Tablonun ilk haliyle...
Son halini yan yana koymalı.

Son Gezdiğiniz Ürünler

Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı