Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Vicdan  Kendi Olma Biçimleri

Vicdan Kendi Olma Biçimleri

Vicdan, genellikle merhamet, etik veya ahlâk sözcükleriyle beraber dile gelir. Ama onların yetersizliğini, sınırlarını da işaretler. Vicdanı sızlatan olay, “sözün bittiği yerde”, “akıl almaz”, “insanlığa sığmayan”, “kan donduran” karşılaşmaların sonucudur. Bu sırada, etik, ahlâk, yasa veya kurumlar hükümsüz kaldığından, onları birleştiren adaletin kurulmasına yönelik güçlü bir ses işitiriz. Özgür Taburoğlu, vicdan üzerine düşünürken, bu kavramlarla ilgisini de yeniden düzenliyor. Örneğin vicdan ve merhametin anlamdaş olmadığını söylüyor. Sızlamak, ürpermek, titreşmek, salınmak, dalgalanmak, tekrarlamak gibi temel yüklemler yardımıyla, kökensel bir görüngü gibi anlatıyor. Okuduğu yazarların, düşünürlerin kavramlarından çok kullandıkları yüklemlere bakıyor. Vicdanın sesinde, devlet, toplum, doğa, insan, hayvan, bitki arasında saklı bağlar yeniden ifadesine kavuşur. Birbirine kayıtsız varlıklara dönük yeni sorumluluk ağları açığa çıkar. Böyle bir sese her zaman “Kendini bil!” gibi bir çağrı eklenir. Vicdani duyum, kendi olma biçimine dönük bir ısrarın sonucudur. Ama başkasından dolanarak kendisine gelenin, kendine ihtimamı ile başkası üzerine titremesi bağdaşık yüklemlerdir. Böyle düşününce, sadece bazı insanların değil, pek yakıştıramadığımız varlıkların da vicdan sahibi olduğunu fark ederiz. 
Yazar:Özgür Taburoğlu
Sayfa Sayısı:414
Dil:Türkçe
Isbn:9786052133996
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:07.11.2019
220 TL
157,30 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Vicdan Kendi Olma Biçimleri
Vicdan, genellikle merhamet, etik veya ahlâk sözcükleriyle beraber dile gelir. Ama onların yetersizliğini, sınırlarını da işaretler. Vicdanı sızlatan olay, “sözün bittiği yerde”, “akıl almaz”, “insanlığa sığmayan”, “kan donduran” karşılaşmaların sonucudur. Bu sırada, etik, ahlâk, yasa veya kurumlar hükümsüz kaldığından, onları birleştiren adaletin kurulmasına yönelik güçlü bir ses işitiriz.
 
Özgür Taburoğlu, vicdan üzerine düşünürken, bu kavramlarla ilgisini de yeniden düzenliyor. Örneğin vicdan ve merhametin anlamdaş olmadığını söylüyor. Sızlamak, ürpermek, titreşmek, salınmak, dalgalanmak, tekrarlamak gibi temel yüklemler yardımıyla, kökensel bir görüngü gibi anlatıyor. Okuduğu yazarların, düşünürlerin kavramlarından çok kullandıkları yüklemlere bakıyor.
 
Vicdanın sesinde, devlet, toplum, doğa, insan, hayvan, bitki arasında saklı bağlar yeniden ifadesine kavuşur. Birbirine kayıtsız varlıklara dönük yeni sorumluluk ağları açığa çıkar. Böyle bir sese her zaman “Kendini bil!” gibi bir çağrı eklenir. Vicdani duyum, kendi olma biçimine dönük bir ısrarın sonucudur. Ama başkasından dolanarak kendisine gelenin, kendine ihtimamı ile başkası üzerine titremesi bağdaşık yüklemlerdir. Böyle düşününce, sadece bazı insanların değil, pek yakıştıramadığımız varlıkların da vicdan sahibi olduğunu fark ederiz.
 

Son Gezdiğiniz Ürünler

Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı