Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Avare Kadın

Avare Kadın

Yazmak! İnsanı baştan çıkaran şu kâğıt parçasına bütün samimiliğini çılgınca dökmek, çabuk çabuk, o kadar çabuk dökmek ki, kendisine yol gösteren sabırsız tanrının yıprattığı el bazan yetişeceğim diye çabalar durur, nefes nefese kalır...Sonra, ertesi gün, hummalı bir saatte bir mucize gibi açılan altın dalın yerinde, kuru bir böğürtlen, yetişmemiş bir çiçek bulmak...Yazmak! İşi gücü olmayanların hem zevki hem de ıstırabı! Yazmak... Zaman zaman, yazın duyulan susuzluk gibi şiddetli bir ihtiyacı yazmak, tasvir etmek ihtiyacını yakından duyuyorum. Bu esneyen, iki katlı ucun altında parıltılı, görünmesiyle kaybolması bir olan, insanı saran sıfatı, yakalayıp yerine koymak için, o tehlikeli, aldatıcı oyuna başlamak için, yine kalemi elime alıyorum... Bu kısa süren bir buhrandan başka bir şey değil, kabuk bağlamış yaranın kaşınması gibi bir şey...Yazmak için çok vakit ister!Hem sonra ben Balzac da değilim... Satıcılar kapıyı çalınca, kunduracı hesap pusulasını getirince, dâva vekili, avukat telefon edince, tiyatro acentesi “şehirde, yüksek, ama pek fazla para vermeye alışık olmayan kimselerin evinde bir akşamlık dans etmem için” beni yazıhanesine, görüşmeye çağırınca tasarladığım dayanıksız hikâye de darmadağın oluyor.
Yazar:Gabrielle Colette
Çevirmen:Celayır Bayır
Sayfa Sayısı:224
Dil:Türkçe
Isbn:9786253684099
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:27.10.2023
155 TL
108,50 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Avare Kadın
Yazmak! İnsanı baştan çıkaran şu kâğıt parçasına bütün samimiliğini çılgınca dökmek, çabuk çabuk, o kadar çabuk dökmek ki, kendisine yol gösteren sabırsız tanrının yıprattığı el bazan yetişeceğim diye çabalar durur, nefes nefese kalır...
Sonra, ertesi gün, hummalı bir saatte bir mucize gibi açılan altın dalın yerinde, kuru bir böğürtlen, yetişmemiş bir çiçek bulmak...
Yazmak! İşi gücü olmayanların hem zevki hem de ıstırabı! Yazmak... Zaman zaman, yazın duyulan susuzluk gibi şiddetli bir ihtiyacı yazmak, tasvir etmek ihtiyacını yakından duyuyorum. Bu esneyen, iki katlı ucun altında parıltılı, görünmesiyle kaybolması bir olan, insanı saran sıfatı, yakalayıp yerine koymak için, o tehlikeli, aldatıcı oyuna başlamak için, yine kalemi elime alıyorum... Bu kısa süren bir buhrandan başka bir şey değil, kabuk bağlamış yaranın kaşınması gibi bir şey...
Yazmak için çok vakit ister!
Hem sonra ben Balzac da değilim... Satıcılar kapıyı çalınca, kunduracı hesap pusulasını getirince, dâva vekili, avukat telefon edince, tiyatro acentesi “şehirde, yüksek, ama pek fazla para vermeye alışık olmayan kimselerin evinde bir akşamlık dans etmem için” beni yazıhanesine, görüşmeye çağırınca tasarladığım dayanıksız hikâye de darmadağın oluyor.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı