Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Dil ve Şiir  Osmanlıca-Türkçe Savaşı

Dil ve Şiir Osmanlıca-Türkçe Savaşı

Türk dilini incelerken; insan zekâsının dilde başardığı büyük şaşırtıcılığı (tansığı-mucizeyi) görürüz.”Maks MüllerTürkçeyle bilim ve felsefe yapılamayacağını söylemenin iki temel nedeni vardır. Birincisi, diline ve kendine güvensizliğin getirdiği toplumsal aşağılık duygusu; ikincisi (ki daha da tehlikelisi) ‹slamcılığın etkisiyle toplumu Araplaştırma politikası. Bu özenti ve politika geçmişten beri süregelen bir durumdur. Arapça ve Farsça sözcükler olmaksızın Türkçenin kısır bir dil olduğu hep söylenegelmiştir.“Türkçe neyimiz var? Bir dil ki en az üçte bir Arapça kelime kullanmadıkça adi bir maksadı (bile) ifade edemez; o dilde Arapça kelimeler kullanmaksızın fen terimleri aramak abestir”Yakup KadriBilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlar “Türk dili dillerin en varsıllarındandır. Yeter ki bu dil, bilinçle işlensin” diyen M. Kemal’in Dil Devrimini açıklayan: “Dil Devrimi’nin amacı; Türk dilinin kısırlaştırılması değil, yenileştirilmesidir.” sözlerine karşın “Bilim yapmaya müsait dilimiz bir gecede yok oldu” diyerek Dil Devrimi’ni aşağılamaya kalkarlar. Türkçenin varsıl bir dil olduğu Türkçecilerin işkembeden uydurduğu bir şey değil, pek çok dilbilimcinin dilbilim ilkelerine göre saptadığı ortak bir görüş, bir gerçekliktir.“İspanyolca âşıkların, İtalyanca türkülerin, Fransızca diplomatların, Almanca atların, İngilizce kazların dilidir”, der bir İspanyol atasözü. Belli ki İspanyol ataları bu sözü söylerken Türkçeyle tanışmamışlar. Türkçeyle tanışmış bir Batılının, Maks Müller’in görüşünden yola çıkarak bu atasözüne Türkçeyi eklemek de bize düşsün; “Türkçe zekânın dilidir”.“Başka dile uymaz annenin sesiHer sözün ararsan vardır Türkçesi”Ziya Gökalp 
Yazar:Adnan Acar
Sayfa Sayısı:152
Dil:Türkçe
Isbn:9789755536293
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:25.06.2015
195 TL
114,08 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Dil ve Şiir Osmanlıca-Türkçe Savaşı
Türk dilini incelerken; insan zekâsının dilde başardığı büyük şaşırtıcılığı (tansığı-mucizeyi) görürüz.”
Maks Müller

Türkçeyle bilim ve felsefe yapılamayacağını söylemenin iki temel nedeni vardır. Birincisi, diline ve kendine güvensizliğin getirdiği toplumsal aşağılık duygusu; ikincisi (ki daha da tehlikelisi) ‹slamcılığın etkisiyle toplumu Araplaştırma politikası. Bu özenti ve politika geçmişten beri süregelen bir durumdur. Arapça ve Farsça sözcükler olmaksızın Türkçenin kısır bir dil olduğu hep söylenegelmiştir.

“Türkçe neyimiz var? Bir dil ki en az üçte bir Arapça kelime kullanmadıkça adi bir maksadı (bile) ifade edemez; o dilde Arapça kelimeler kullanmaksızın fen terimleri aramak abestir”
Yakup Kadri

Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlar “Türk dili dillerin en varsıllarındandır. Yeter ki bu dil, bilinçle işlensin” diyen M. Kemal’in Dil Devrimini açıklayan: “Dil Devrimi’nin amacı; Türk dilinin kısırlaştırılması değil, yenileştirilmesidir.” sözlerine karşın “Bilim yapmaya müsait dilimiz bir gecede yok oldu” diyerek Dil Devrimi’ni aşağılamaya kalkarlar. Türkçenin varsıl bir dil olduğu Türkçecilerin işkembeden uydurduğu bir şey değil, pek çok dilbilimcinin dilbilim ilkelerine göre saptadığı ortak bir görüş, bir gerçekliktir.

“İspanyolca âşıkların, İtalyanca türkülerin, Fransızca diplomatların, Almanca atların, İngilizce kazların dilidir”, der bir İspanyol atasözü. Belli ki İspanyol ataları bu sözü söylerken Türkçeyle tanışmamışlar. Türkçeyle tanışmış bir Batılının, Maks Müller’in görüşünden yola çıkarak bu atasözüne Türkçeyi eklemek de bize düşsün; “Türkçe zekânın dilidir”.

“Başka dile uymaz annenin sesi
Her sözün ararsan vardır Türkçesi”

Ziya Gökalp
 

Son Gezdiğiniz Ürünler

Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı