Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Ah

Ah

“Akıp gidiyordu hayat, biz de ne görsek unutup gidiyorduk. Kalemime sığdığı kadarını saklamak, göstermek, kaydetmek istedim; belki bir işaret fişeği olur diye...”                                                                                 Gonca Ataç Hayatın içinden öyküler klişesini yüreklerimizle beraber yakıp geçiyor Gonca Ataç.Tesadüfen görünce ya da başlarına korkunç şeyler gelip haber olduklarında hatırlayıp sonrasında hemen unuttuğumuz hayatlara, “Ah” sesinin gerçek sahiplerine kulak veriyor:Denizlerde feryat eden göçmenlerin, devasa yapılarıntehlikeli kolonlarının arasında canı pahasına çalışanların, lüks evlerin içinde gün yüzü görmeden koşuşturanların, bir güler yüzle ya da bozuk parayla el uzattığımızı sandığımız sokakta çalışan küçük yaştaki emekçilerin, hepsinin ortak derdi yoksulluğun, çaresizliğin sesine…Çoğu zaman kayıtsız kaldığımız, dertlerine çare olması gerekenlerin de çoğu zaman “kayıtsız” bıraktığı insanların sesleri bunlar…İstanbul’un kiracısına alabildiğine hoyrat davrananları aratmayan ev sahipliğinde yolları kesişenlerin öyküleri…Gonca Ataç’ın duru, akıcı ama hepsinin ötesinde çarpıcı anlatımıyla bizim de yollarımız “Ah”la kesişiyor.Artık rotamızı başka yöne çevirsek bile vicdanımız onların seslerini hep fısıldayacak.
Yazar:Gonca Ataç
Sayfa Sayısı:112
Dil:Türkçe
Isbn:9786257940696
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:16.11.2021
140 TL
100,10 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Ah
“Akıp gidiyordu hayat, biz de ne görsek unutup gidiyorduk. Kalemime sığdığı kadarını saklamak, göstermek, kaydetmek istedim; belki bir işaret fişeği olur diye...”
                                                                                 
Gonca Ataç
 
Hayatın içinden öyküler klişesini yüreklerimizle beraber yakıp geçiyor Gonca Ataç.

Tesadüfen görünce ya da başlarına korkunç şeyler gelip haber olduklarında hatırlayıp sonrasında hemen unuttuğumuz hayatlara, “Ah” sesinin gerçek sahiplerine kulak veriyor:

Denizlerde feryat eden göçmenlerin, devasa yapıların
tehlikeli kolonlarının arasında canı pahasına çalışanların, lüks evlerin içinde gün yüzü görmeden koşuşturanların, bir güler yüzle ya da bozuk parayla el uzattığımızı sandığımız sokakta çalışan küçük yaştaki emekçilerin, hepsinin ortak derdi yoksulluğun, çaresizliğin sesine…

Çoğu zaman kayıtsız kaldığımız, dertlerine çare olması gerekenlerin de çoğu zaman “kayıtsız” bıraktığı insanların sesleri bunlar…

İstanbul’un kiracısına alabildiğine hoyrat davrananları aratmayan ev sahipliğinde yolları kesişenlerin öyküleri…

Gonca Ataç’ın duru, akıcı ama hepsinin ötesinde çarpıcı anlatımıyla bizim de yollarımız “Ah”la kesişiyor.
Artık rotamızı başka yöne çevirsek bile vicdanımız onların seslerini hep fısıldayacak.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı