Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Göktanrı'nın Elçisi Khan  Bozkırın Kurdu

Göktanrı'nın Elçisi Khan Bozkırın Kurdu

Sürükleyici bir üslupla kurgulanan ‘Göktanrı’nın Elçisi-KHAN’da, Oğuz Han‘ın macera ve sıkıntı dolu bir süreçte babasına veçevresine karşı ‘Tek Tanrı’ inancını yayma mücadelesi anlatıyor.“Açılan yarıktan içeri girdiler. Daha önce gördüğü odalardan daha büyüktü. Raflar; kil levhalarla, yazılı belgelerle, deri ve papirüslerle doluydu. İşte, ‘yurdun hafızası’ dediğim gizli oda, asıl hazine yeri burasıdır, Hakan’ım! Putlar kırılırsa yenisi yapılır, inançlar da değişebilir. Ancak burada sakladıklarımız kaybolursa Yaradan’ın dili, yaratılanın kökü unutulur.”Birçok insanın hâlâ bir peygamber olarak dünyaya gönderildiğine inandığı Oğuz Han’ın, hayata gözlerini açtığı ilk günden itibarenmucizelerle dolu bir elçilik görevini aldığı roman tüm Türk boylarının izini sürüyor…“Aradan binlerce yıl geçti. Biz dünyayı kurduk, ancak dünya bizi bırakmıyor... Bin yıldır ruhumuzu çalmaktan, bizi öldürmektenyorulmuyor dünya... Biz de tükenmiyoruz, tükenmeyeceğiz! Geri ver bize o gökten gelen ‘tanrısallığımızı’! Neredesin ‘tanrı'nınbüyükelçisi?”‘Göktanrı’ inancı ile Türkler’de din anlayışının köklerine inmek ve Oğuz Han’dan bugüne bir çıkarım yapmak ayrıca ilk kez Türkmitolojisine uzanmak istiyorsanız bu romanı mutlaka okuyun.Yabancı dillerden bir tane bile sözcük bulunmadan, yüzde yüz öz Türkçe ile yazılan ‘Göktanrı’nın Elçisi-KHAN, günümüz Türkçesine özenle aktarılmıştır.
Yazar:Sabir Rüstemhanlı
Sayfa Sayısı:303
Dil:Türkçe
Isbn:9786056185359
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:10.06.2011
15 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Göktanrı'nın Elçisi Khan Bozkırın Kurdu
Sürükleyici bir üslupla kurgulanan ‘Göktanrı’nın Elçisi-KHAN’da, Oğuz Han‘ın macera ve sıkıntı dolu bir süreçte babasına ve
çevresine karşı ‘Tek Tanrı’ inancını yayma mücadelesi anlatıyor.

“Açılan yarıktan içeri girdiler. Daha önce gördüğü odalardan daha büyüktü. Raflar; kil levhalarla, yazılı belgelerle, deri ve papirüslerle doluydu. İşte, ‘yurdun hafızası’ dediğim gizli oda, asıl hazine yeri burasıdır, Hakan’ım! Putlar kırılırsa yenisi yapılır, inançlar da değişebilir. Ancak burada sakladıklarımız kaybolursa Yaradan’ın dili, yaratılanın kökü unutulur.”

Birçok insanın hâlâ bir peygamber olarak dünyaya gönderildiğine inandığı Oğuz Han’ın, hayata gözlerini açtığı ilk günden itibaren
mucizelerle dolu bir elçilik görevini aldığı roman tüm Türk boylarının izini sürüyor…

“Aradan binlerce yıl geçti. Biz dünyayı kurduk, ancak dünya bizi bırakmıyor... Bin yıldır ruhumuzu çalmaktan, bizi öldürmekten
yorulmuyor dünya... Biz de tükenmiyoruz, tükenmeyeceğiz! Geri ver bize o gökten gelen ‘tanrısallığımızı’! Neredesin ‘tanrı'nın
büyükelçisi?”
‘Göktanrı’ inancı ile Türkler’de din anlayışının köklerine inmek ve Oğuz Han’dan bugüne bir çıkarım yapmak ayrıca ilk kez Türk
mitolojisine uzanmak istiyorsanız bu romanı mutlaka okuyun.

Yabancı dillerden bir tane bile sözcük bulunmadan, yüzde yüz öz Türkçe ile yazılan ‘Göktanrı’nın Elçisi-KHAN, günümüz Türkçesine özenle aktarılmıştır.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı