Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Toprak Ana

Toprak Ana

“Aliman, dur! Ne oldu sana? Dur!” diye bağırıyordum. Ama o duymuyor, koşuyordu. Kasım’ın gittiği yola gelince durdu. Hemen yanına gittim.“Ana!” dedi, “Ne olur bir şey söyleme! Hiçbir şey söyleme bana ana. Ne olur!”Dizginleri çekip yavaşça döndüm geri. Koşarak yetişti. Bacaklarıma sarılıp ağlamaya başladı. Sonra başını kaldırdı. Gözyaşları toprakla karışmıştı yüzünde.“Bak ana!” dedi. “Güneşe bak nasıl parlıyor! Gökyüzüne bak! Bozkıra bak! Bak nasıl yeşermiş otlar! Bak nasıl çiçeklerle bezenmiş toprak! Ama Kasım dönmeyecek ana... Hiçbir zaman dönmeyecek değil mi?”“Dönmeyecek Aliman...”“Beni bağışla ana!” dedi. “Onunla birlikte gidip ölmek isterdim…”İnsanın temel meselelerini, aşkını, hasretini, düşüncelerini kısacası insanı anlattı Cengiz Aytmatov. Kökü Manas’tı. Gelenekten geleceğe uzanıyordu düşünceleriyle. Yepyeni ufuklara açılıyordu. Çocukluğunda dinlediği masallar, gençliğinde hasret ve hüzünle eşlik ettiği şarkılar, ozanların yaktığı türküler dünya görüşünün temelini oluşturdu. İnsanların gönlünü kazandı eserleriyle. Dünyanın dört bir tarafında okundu.O, yazılmamış bir tarihin dilini keşfederek sadece insanları ve tabiatı değil, insanın ve tabiatın hâllerini bu dille anlatıyor eserlerinde. Okuyucuyu çeken de onun bu özgün kurgusu ve üslubu oluyor.
Yazar:Cengiz Aytmatov
Çevirmen:Halit Aliosmanoğlu
Sayfa Sayısı:120
Dil:Türkçe
Isbn:9786054138647
Boyut:11 X 19 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:01.09.2012
5 TL
0,- TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Toprak Ana
“Aliman, dur! Ne oldu sana? Dur!” diye bağırıyordum. Ama o duymuyor, koşuyordu. Kasım’ın gittiği yola gelince durdu. Hemen yanına gittim.

“Ana!” dedi, “Ne olur bir şey söyleme! Hiçbir şey söyleme bana ana. Ne olur!”

Dizginleri çekip yavaşça döndüm geri. Koşarak yetişti. Bacaklarıma sarılıp ağlamaya başladı. Sonra başını kaldırdı. Gözyaşları toprakla karışmıştı yüzünde.

“Bak ana!” dedi. “Güneşe bak nasıl parlıyor! Gökyüzüne bak! Bozkıra bak! Bak nasıl yeşermiş otlar! Bak nasıl çiçeklerle bezenmiş toprak! Ama Kasım dönmeyecek ana... Hiçbir zaman dönmeyecek değil mi?”

“Dönmeyecek Aliman...”

“Beni bağışla ana!” dedi. “Onunla birlikte gidip ölmek isterdim…”


İnsanın temel meselelerini, aşkını, hasretini, düşüncelerini kısacası insanı anlattı Cengiz Aytmatov. Kökü Manas’tı. Gelenekten geleceğe uzanıyordu düşünceleriyle. Yepyeni ufuklara açılıyordu. Çocukluğunda dinlediği masallar, gençliğinde hasret ve hüzünle eşlik ettiği şarkılar, ozanların yaktığı türküler dünya görüşünün temelini oluşturdu. İnsanların gönlünü kazandı eserleriyle. Dünyanın dört bir tarafında okundu.

O, yazılmamış bir tarihin dilini keşfederek sadece insanları ve tabiatı değil, insanın ve tabiatın hâllerini bu dille anlatıyor eserlerinde. Okuyucuyu çeken de onun bu özgün kurgusu ve üslubu oluyor.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı