Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Geçidin Ötesi / Kule Serisi 1

Geçidin Ötesi / Kule Serisi 1

Neşeli bir aile tatili hikâyesi olabilirdi anlatılan; yuvarlanan toplarının peşinden koşan iki küçük çocuk ortadan kaybolduktan sonra onları bulmak için yardıma gelen arkeologlar hayalini bile kuramayacakları bir keşifte bulunmasalardı… Tarih, mitoloji, bilim ve efsaneler arasında dolanırken biriktirdiklerinden yepyeni bir dünya yaratıyor Alpay Asar.O dünyanın kapısı Geçidin Ötesi’nde… “Eğer gözlerini kapatsaydı, sert kuzey rüzgârında cesurca dalgalanan sancakları görebilirdi Halit; buna cesaret edemedi. Gözlerini açık tutmak için direndi çünkü kapatırsa göreceklerinden korkuyordu. Bir kez daha teyit etti kendi kendine; yanaklarına çarpan rüzgâr doğudan esiyordu ve kalede dalgalanan tek sancak Profesör’ün kaldığı çadırın brandasıydı… Daha önce onlarca kazıya katılmış olsa da hiç böyle hissetmemişti. O an kalenin içinde hapsolmuş ruhları bile hissedebiliyordu. Biliyordu, izleniyorlardı. Çıkış yollarının açılmasını bekleyenler ile onları şu an oldukları yerde tutma vazifesi verilmişlerin gözlerini hissedebiliyordu.”
Yazar:Alpay Asar
Sayfa Sayısı:256
Dil:Türkçe
Isbn:9786254143311
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:14.04.2023
178,50 TL
127,18 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Geçidin Ötesi / Kule Serisi 1
Neşeli bir aile tatili hikâyesi olabilirdi anlatılan; yuvarlanan toplarının peşinden koşan iki küçük çocuk ortadan kaybolduktan sonra onları bulmak için yardıma gelen arkeologlar hayalini bile kuramayacakları bir keşifte bulunmasalardı…
 
Tarih, mitoloji, bilim ve efsaneler arasında dolanırken biriktirdiklerinden yepyeni bir dünya yaratıyor Alpay Asar.
O dünyanın kapısı Geçidin Ötesi’nde…
 
“Eğer gözlerini kapatsaydı, sert kuzey rüzgârında cesurca dalgalanan sancakları görebilirdi Halit; buna cesaret edemedi. Gözlerini açık tutmak için direndi çünkü kapatırsa göreceklerinden korkuyordu. Bir kez daha teyit etti kendi kendine; yanaklarına çarpan rüzgâr doğudan esiyordu ve kalede dalgalanan tek sancak Profesör’ün kaldığı çadırın brandasıydı… Daha önce onlarca kazıya katılmış olsa da hiç böyle hissetmemişti. O an kalenin içinde hapsolmuş ruhları bile hissedebiliyordu. Biliyordu, izleniyorlardı. Çıkış yollarının açılmasını bekleyenler ile onları şu an oldukları yerde tutma vazifesi verilmişlerin gözlerini hissedebiliyordu.”
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı