Tüm KategorilerÇok SatanlarYayınevleriYazarlarYurt Dışı SiparişlerSıkca Sorulan SorularBlogSipariş Takibiİletişim
Tuz ve Keder Evi

Tuz ve Keder Evi

Deniz kenarında bir malikânede, on iki lanetli kız yaşıyordu... Annaleigh, deniz kenarındaki Highmoor adlı malikânede kız kardeşleri, babası ve üvey annesi ile beraber yaşıyordu. Bir zamanlar on iki kız kardeşlerdi, ancak artık koridorlarda yalnızlık hüküm sürüyordu çünkü kardeşlerden dördünün hayatı erken sona ermişti. Her ölüm bir öncekinden daha trajikti; hastalık, uçurumdan düşme, boğulma ve ayak kayması sonucu gelen ölümler yüzünden, halk arasında bu ailenin tanrılar tarafından lanetlendiğine dair dedikodular çıkıyordu.Tuhaf sanrılar peşini bırakmayınca Annaleigh, ablalarının ölümünün kaza olmadığını düşünmeye başladı. Kardeşleri her gece şatafatlı balolara katılıp ipek elbiseler içinde dans etmek için gizlice evden kaçıyordu ve Annaleigh onları durdurması mı yoksa onlara katılması mı gerektiğini bilemiyordu. Çünkü kiminle, daha doğrusu neyle dans ettiklerinin farkında değillerdi.Annaleigh’in, sırlarla çevrili gizemli bir yabancı ile tanışınca, ailesinin üstüne çöken gölgeye karşı verdiği savaşı bir an önce kazanması gerekecekti; zira ailelerine musallat olan her neyse, artık onun peşindeydi.
Orijinal Adı:House Of Salt And Sorrows
Yazar:Erin Craig
Çevirmen:İren Kori
Sayfa Sayısı:400
Dil:Türkçe
Isbn:9786051738079
Boyut:13.5 X 21 Cm
Cilt Tipi:Ciltli
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Yayın Tarihi:23.11.2020
345 TL
245,81 TL
Tahmini Kargoya Teslim:
2 gün içinde
Stok Durumu:
Stokta var
Tuz ve Keder Evi
Deniz kenarında bir malikânede, on iki lanetli kız yaşıyordu...
 
Annaleigh, deniz kenarındaki Highmoor adlı malikânede kız kardeşleri, babası ve üvey annesi ile beraber yaşıyordu. Bir zamanlar on iki kız kardeşlerdi, ancak artık koridorlarda yalnızlık hüküm sürüyordu çünkü kardeşlerden dördünün hayatı erken sona ermişti. Her ölüm bir öncekinden daha trajikti; hastalık, uçurumdan düşme, boğulma ve ayak kayması sonucu gelen ölümler yüzünden, halk arasında bu ailenin tanrılar tarafından lanetlendiğine dair dedikodular çıkıyordu.
Tuhaf sanrılar peşini bırakmayınca Annaleigh, ablalarının ölümünün kaza olmadığını düşünmeye başladı. Kardeşleri her gece şatafatlı balolara katılıp ipek elbiseler içinde dans etmek için gizlice evden kaçıyordu ve Annaleigh onları durdurması mı yoksa onlara katılması mı gerektiğini bilemiyordu. Çünkü kiminle, daha doğrusu neyle dans ettiklerinin farkında değillerdi.
Annaleigh’in, sırlarla çevrili gizemli bir yabancı ile tanışınca, ailesinin üstüne çöken gölgeye karşı verdiği savaşı bir an önce kazanması gerekecekti; zira ailelerine musallat olan her neyse, artık onun peşindeydi.
Başa dön
© 2026 | powered by: mufaTech e-ticaret altyapısı